Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16921 E. 2012/42560 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16921
KARAR NO : 2012/42560
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanıklar… ve …’ın 1.1.1961 tarihinde evlendikten sonra, 26.6.1990 tarihinde … 14. Asliye H.M’nin vermiş olduğu boşanma kararı ile boşandıkları, boşandıktan sonra sanık …’ın Bağ-Kur’a müracaat ederek, babasının ölmüş olması nedeniyle ondan kalan Bağ-Kur maaşını 1.5.1991 tarihinden itibaren almaya başladığı ve sanık …ile yeniden evlendikleri tarih olan 1.11.2006 tarihine kadar bu maaşı aldığı, evlenme nedeniyle maaşın iptal edildiği, yapılan ihbar ile sanıkların bir arada yaşadıklarının belirtilmesi sonucu haklarında kamu davası açılmış ise de, sanıkların ayrı ayrı beyanlarında, boşandıktan sonra bir arada olmadıkları, birbirlerini ziyaret için gidip gelinse de, gidip gelmenin hayatın normal akışına uygun olduğu, tanık …’ın beyanına göre de, mahkeme kararına göre belirlenen nafakayı sanık … ‘ın sanık …’ye elden ödediğini, diğer tanıkların beyanlarına göre de, sanıkların bir arada oturmadıkları, sanıkların 2006 yılında evlenme nedeniyle,
sanık …’nin evlenmesini kuruma bildirmesi sonucu kendisine ödenen maaşın kesildiği, aksine bir delil söz konusu olmadığı, bu şekli ile sanıkların atılı suçu işlediklerine dair cezalandırmalarına yeter kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraatlerine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.