YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16095
KARAR NO : 2012/42568
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;Katılan …’ın ailesi ile birtakım sıkıntılarının olduğu, kendisine sanığın bu konuda yardımcı olacağı hususunda çevreden duyumlar aldığı ve sanığı bulduğu, sanığın, katılanın yıldız falına bakarak senin üzerinde gömü var, bunu çıkartmak lazım dediğini ve ertesi gün bahçeye geldiklerini, sanığın bir yeri kazdırarak bir testi çıkarttığı, içerisinden tarihi esere benzer eski bir şeyler gösterdiği ve leğenin içerisine toprak ve çamur koyarak odaya koydurduğu, bu odaya girmeyin, buna dokunmayın, bu altın olacak, girerseniz cinler çarpar şeklinde hile ve desiselerde bulunarak, ayrıca bu kumların altın olması için ilaç getirtmem lazım bunun için 15.000 dolara ihtiyacı olduğu, ve 15.000 doları katılandan aldığı, daha sonra sanığın katılanı tekrar arayarak 10.000 Euro’ya daha ihtiyacı olduğunu ve bunu da istediği, bu arada katılanın çevreden sanığın dolandırıcı olduğuna ilişkin duyumlar alması ve sürekli yeni para istemesi nedeniyle dolandırıldığının farkına vardığı ve polise müracaat ederek sivil polisler ile birlikte plan yapıp Demirköprü civarında sanık ile buluştuğu, fotokopisi alınmış paraları sanığa verdiği, fakat sanığın sivil polisleri farketmesi üzerine olay mahallinden kaçtığı, daha sonra yakalandığı şeklindeki eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK.nun 232/6.maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün üçüncü bendine “TCK.nun 52/2.maddesi uyarınca” ibaresi eklenmesi denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.