YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19728
KARAR NO : 2013/3937
KARAR TARİHİ : 05.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa verilen gün karşılığı adli para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin TCK 52/2 yerine, TCK 52/4 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın katılanın oğlu olan …’e evlenmesi için kız bulacağını vaat ederek, 100-200,00 TL tutarlar halinde toplam 1.500,00 TL parayı katılan …’dan ve oğlu …’dan değişik tarihlerde aldığı, bu paraları alırken tanıştıracağı kızın babasının öldüğünü, cenaze masrafları için para vermesi gerektiğini, ayrıca başka ihtiyaçları için de para gerektiğini söylediği, şahısları inandırmak için adli emanetin 2007/28 sırasında kayıtlı vesikalık bayan fotoğrafını verdiği, böylece sanığın haksız çıkar sağlayıp dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Tekerrüre esas cezası bulunan sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazda duraksamaya, karışıklığa neden olacak ve infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde denetimli serbestlik tedbir süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin cümlesinden “1 yıl denetim süresine tabi kılınarak” ibaresinin çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.