YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20110
KARAR NO : 2013/4699
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…… Ltd. Şirketinin “özel pazarlama sistemi” içinde yer alan sanığın, aldatıcı nitelikte söz ve davranışlarıyla katılanı bu sistem içine dahil olmasını sağlamak, daha sonra da katılanın 04/08/2004 tarihli fatura karşılığı satın aldığı ve fakat zaman içinde pazarlayamadığı veya pazarlamaktan vazgeçtiği ürünlerin kendisine teslimi ile “haksız yarar” elde etmekten ibaret eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunun iddia olunduğu somut olayda;
1-… International Ürünleri Tic. Ltd. Şirketi Başvuru formunu 04/06/2004 tarihinde imzalayan katılanın, sözleşmenin 7.maddesi uyarınca Uluslararası … Paketini satın almak suretiyle “Bağımsız Distribütör” sıfatını kazandığı, şirketin 15/11/2007 havale tarihli cevabı yazısına göre de “özel pazarlama sistemi” içinde bir üst seviye olan “Süpervizör” seviyesine 01/08/2004 tarihinde yükseltildiği, 04/08/2004 tarihindeki siparişleri ile şirketten pazarlamak üzere nitelikleri – miktarı belli olan ürünleri satın ve teslim aldığı, zaman içerisinde pazarlayamadığı veya pazarlamaktan vazgeçtiği ürünlerin bir kısmını satışta yardımcı olabileceğini söyleyen sanığa belgesiz biçimde, anlaşmaya vardıkları ileri sürülen koşullarda teslim ettiği, sanığın, hem pazarlama sistemine girişte hem de fiili çalışma süresi ve ortamında katılanın iradesini sakatlayacak derecede bir hilesinin bulunmadığı, “özel pazarlama sistemi” hakkındaki söylemlerinin, verdiği bilgilerin “… Uluslararası El Kitabında” belirlemelerin ve Sözleşmenin dışında aldatıcı nitelikte söylem – bilgilerin varlığının subuta ermediği, 20/12/2005 tarihinde sanığa teslim edildiği ileri sürülen ürünlerle ilgili taraflar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyet arzettiği, bu itibarla atılı “dolandırıcılık” suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın beraati yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetine hükmolunması,
2-Kabule göre de; temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçe ile adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının asgari haddin üzerinde belirlenerek çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.