YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2692
KARAR NO : 2020/4449
KARAR TARİHİ : 16.09.2020
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emri iptali ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan bozma ilamımızda, “…davacılara gönderilen ödeme emrinin iptali davasından sonra dava dışı şirket tarafından her ne kadar yapılandırma yapılmış ve bir kısım taksitleri de ödenmiş ise de, henüz tamamı ödenmeyen borç yönünden, davacıların sorumluluğu ortadan kalkmamakta, varis olduklarından bahisle limited şirketin borçlarından dolayı 6183 sayılı Yasanın 35/1. maddesi gereğince sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu bulunduklarından, mahkemece, yapılan ödemelerde dikkate alınarak kalan borç üzerinden murisin şirketteki hissesi belirlenip, buna göre varislerin sorumluluğuna hükmedilmesi…” hususları belirtilmiştir.
Bozma sonrası mahkemece, “Davalı Kurum tarafından 2010/20924 takip numaralı ödeme emri ile istenilen prim borçlarının tahsil edilip edilmediğine ilişkin net bir bilgi verilmediği, Ancak 7020 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılan prim borçları 2016/7-2017/3 dönemleri arasını, işsizlik sigortası prim borçları 2016/7-2017/3 dönemleri arasını, damga vergisi borçları 2016/7-2017/3 dönemleri arasını kapsadığından davacıların ortağı oldukları … Dış Tic. Ltd. Şti.nin 2016/7.dönem öncesi prim borcunun bulunmadığı, 2016/7.dönem öncesi prim borçlarının daha önce kurum tarafından tahsil edildiği gerekçeleri ile davacılara ayrı ayrı gönderilen 2010/20924 takip numaralı ödeme emirlerinin iptal edilmesi gerekeceği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin eksiklik talep yazısı üzerine, dava dışı şirketin halen söz konusu ödeme emrinden dolayı prim borcunun bulunduğu ve düzenli ödeme yapmadıklarından yapılandırmaların da bozulduğu anlaşılmakla, mahkemece, bir önceki bozma ilamı çerçevesinde irdeleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.