YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/29618
KARAR NO : 2012/29806
KARAR TARİHİ : 26.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ..Mahallesi … İ.. Caddesi ..No:26 A Blokta bulunan 8 nolu dairenin maliki olduğunu, elektrik aboneliği tesisi için davalı kuruma müracaatta bulunduğunu, talebin, binanın bulunduğu arsa sahibinin Tedaş’a borcu bulunduğu gerekçesi ile reddedildiğini, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, eski borçtan sorumlu tutulamayacağını belirterek, maliki olduğu meskene elektrik bağlanması suretiyle aralarındaki muarazanın men’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu meskene davalı kurum tarafından dava açıldıktan sonra 20/08/2010 tarihinde 3932750.0 nolu elektrik aboneliği ile elektrik enerjisi bağlandığı gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, karar, davalı tarafından, dava açıldıktan sonra mahkemenin tensip ara kararına istinaden geçici abonelik işlemi yapıldığı, Mahkeme bu durum incelenmeden yazılı şekilde karar verildiği belirtilerek temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan
taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde abonelik sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık abonelik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın tüketici mahkemesi sıfatı ile çözümlenmesi gerekirken yazılı şekilde genel mahkeme sıfatı ile bakılarak sonuca bağlanması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, 2.bentte belirtilen nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.