Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4757 E. 2020/3289 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4757
KARAR NO : 2020/3289
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın esastan reddine dair verilen 18/09/2019 tarih ve 2019/1480 E-2019/1774 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmişve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kontakt lens sektöründe dünyanın 100’den fazla ülkesinde faaliyet gösterdiğini ve dünyanın en büyük 3.kontakt lens üreticisi olduğunu, diğer markaları yanında, BIOMEDICS markasının da 1993 yılından beri 9.sınıftaki gözlükler ve lensler dahil dünyanın bir çok ülkesinde 5. ve 9. sınıfta tescilli olduğunu, OHM nezdinde de “BIOMEDICS”, “BIOMEDICS 55 ADVANCED”, “BIOMEDICS 55 EVOLUTION” marka tescilleri bulunduğunu, bu markaların uzun süredir Türkiye’de de kullanıldığını, davalının da bu sektörde bulunduğunu ve müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız bir biçimde yararlanmak için BIOMEDİCS markasının 5.ve 9.sınıfta tescil ettirdiğini, bu marka için müvekkilinin 2013/51119 nolu başvurusunun davalıya ait marka tescili nedeniyle reddedildiğini, davalının 2007/51179 nolu marka tescilinin kötüniyetli tescil olduğunu, aynı sektörde bulunan davacının müvekkilinin markasını bilmemesinin düşünülemeyeceğini böylece KHK’nın 7/1-1 maddesiyle TRIPS 16/3 maddesi gereği ve kötüniyetli tescil gereği davalı markalarının hükümsüzlüğü gerektiğini, ayrıca davalının bu markayı kullanmadığını, bu nedenle de kullanmama nedeniyle markanın iptali gerektiğini ileri sürerek davalıya ait BIOMEDICS ibareli 2007/51179 markanın hükümsüzlüğü ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 25 yıldır lens sektöründe bulunduğunu BIOMEDICS markasını 2008 yılında tescil ettirdiğini, müvekkilinin tescil ettirdiği bu markayı bugüne kadar kullanmamış olmasının ileride de kullanmayacağı anlamına gelmediğini, iddia edilen haksız tescil şartlarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kötüniyetli tescil nedeniyle süreye bağlı olmaksızın hükümsüzlük davası açılabileceği, davalının bağlantılı olduğu grup şirketi olan OPAK LENS A.Ş.’nin davacıya ait BIOMEDICS markalı ürünleri Türkiye’de pazarladığı, dava konusu markanın kötü niyetli tescil edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2007/51179 nolu BIOMEDICS ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermiştir.
İstinaf Mahkemesince, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda;davalı şirketin, dava dışı OPAK Lens A.Ş. ile organik bağ içinde olduğu, OPAK Lens şirketinin de davacının ürünlerini Türkiye’de satmış olduğu, lens sektöründe davacı markasının davalı tarafından bilindiği, davacı markasının 2001 yılından beri Topluluk Markası olarak EUIPO (OHIM) nezdinde tescilli olduğu, dava konusu markanın kötüniyetli tescili nedeniyle MK’nun 2.maddesi gereğince ve Yargıtay HGK’nun 16/07/2008 tarihli ve 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı kararı uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunmadığı, hükümsüzlük kararının tescilden itibaren markayı geçersiz kılması nedeniyle kullanmama nedenine dayalı iptal sebebine ilişkin ilk derece mahkemesi karar gerekçesinin ve bu yöne ilişkin istinaf isteminin sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2007/51179 numaralı “BİOMEDICS” markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, hükmün kesinleşmesi halinde kararın TPMK’ya bildirilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.