Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/17633 E. 2020/7579 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17633
KARAR NO : 2020/7579
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, 21.11.2006 gününde verilen dilekçe ile terekenin resmi tasfiyesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; dosyanın mahkemenin 2006/197 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair verilen 04.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, terekenin resmi tasfiyesi talebine ilişkindir.
Davacı vekili, 8210015937 vergi kimlik numaralı …’in 23.02.2006 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıların Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/197 Esas sayılı dosyası ile murisin mirasçılarının mirası reddettiklerini, murisin vergi dairesine 72.837,54 TL borcu olduğunu, bu nedenlerle terekenin resmi tasfiyesinin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, fiili ve hukuki irtibat sebebiyle dosyanın mahkemenin 2006/197 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nin 166/1 maddesinde; “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar.” hükmü yer almaktadır. Aynı Yasanın 168. maddesinde; “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan inceleme, Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez” hükmü getirilmiştir.
Açıklanan bu hükümler doğrultusunda aynı mahkemede görülmekte olan dava dosyalarının birleştirilmesine dair kararlar tek başına temyize tabi olmadığından ve ancak hükümle beraber temyiz edilebildiğinden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemine ilişkin dilekçesinin REDDİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 23.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi