YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19452
KARAR NO : 2020/11224
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
Basit yaralama suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-a,e, 35, 62/1 ve 52/2. (2’şer kez) maddeleri uyarınca (2 defa) 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair…4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2019 tarihli ve 2018/224 Esas, 2019/262 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 02.04.2020 tarihli ve 2020/124 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2020 tarihli ve 2020/44078 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/3. maddesinde yer alan “tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur” ve aynı Kanun’un 86/2. maddesinde yer alan “Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, dosya kapsamına göre sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde,… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2015 tarihli ve 2015/632 Esas, 2015/920 sayılı kararının tekerrüre esas alınarak, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin karar verilmesi gerektiği, bu halde sanığın basit yaralama eylemi uyarınca, tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan bahisle seçimlik ceza olarak hapis cezasının seçilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın adli sicil belgesindeki… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2015 tarihli 2015/632 Esas 2015/920 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/5. maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiştir.
15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunu’nun 63. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na eklenen geçici 12. maddesindeki ”(1) Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanun’la yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” düzenlemesi gereğince, öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorulmak suretiyle tespit edilerek, sonucuna göre sanık hakkında CMK’nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 21.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.