Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/122 E. 2020/3808 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/122
KARAR NO : 2020/3808
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 15.05.2019 tarih ve 2019/10-2019/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 16.11.2001 başvuru tarihli 2001/23818 sayılı ve 27.08.2007 başvuru tarihli 2007/46093 sayılı “… X-İR” markalarının bulunduğunu, davalının, müvekkilinin markalarıyla iltibas oluşturan “iksir” ibareli 2007/58437 ve 2011/88374 sayılı markaları kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, “x-ir”, “iksir” markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2001/20308 sayılı “X İKSİR EG”, 2007/58437 sayılı “iksir” ve 2011/88374 sayılı “iksir” markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince 2008 yılında devralınan dava konusu 2001/20308 sayılı “X İKSİR EG” markasının tescil başvurusunun müvekkilinin annesi tarafından 05.10.2001 tarihinde yapıldığını, davacının ise marka başvurusunu bir buçuk ay sonra yaptığını, davacının markalarında ismin ön planda olduğunu, davacının markalarıyla müvekkili markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, ilk olarak 2001/20308 sayılı marka bakımından açılan davanın hak düşümü nedeniyle, 2007/58437 ve 2011/88374 sayılı markalar yönünden ise davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince incelenerek, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş; akabinde anılan karar yine davacı vekili vekilince temyiz edilmekle Dairemizin 2017/870 E. – 2018/6627 K. sayılı ilamıyla bozulmuş olup; ilk derece mahkemesince, bu defa bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalının verdiği bir röportajında “İKSİR” markasının İzmir’deki şirkete aidiyetini bildiğini” beyan ettiği, röportajın yer aldığı gazete haber çıktısında, “2002 yılında markayı tescile gittiğini beyan ettiği, 8 ay sonra marka belgesini alarak İzmir’deki muhatabına markayı değiştirin diye ihbarname gönderdiğini” beyan ettiği, dolayısıyla İzmir’de “İKSİR” ibareli marka kullanan işletmenin varlığından haberdar olduğunun anlaşıldığı, öte yandan davacının sunduğu gazete küpürlerinde “X-İR+şekil” logosunu taşıyan marka, reklam ilanlarının bulunduğu, bunların Yeni Asır gazetesinin 24.08.2003, 20.06.2003, 20.01.2002, 1-7.09.2003, 23-29.06.2003 tarihlerini taşıyan küpürler olduğu, bir kısımda gazete reklam ilanı, bir kısmında ise reklam işlevli haberlere yer verildiği, davacının dayandığı bir diğer küpürde ise kalite ödülü ile ilgili açıklamaların bulunduğu, davacının kendi tanıtımını yaparken 2000 yılında işe başladığını ve “X-İR” adı altında ürün çıkardığını belirttiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacının iddialarının davalıya ait 2007 ve 2011 tarihini taşıyan markalar bakımından geçerli tarihsel öncelik taşıdığı, davalının devraldığı 2001/20308 nolu “X İKSİR EG” ibareli markanın ise 05.10.2001 tarihli olmasına karşılık artık geçerli olmadığından karara konu olamayacağı, sona eren bu markanın başvuru tarihinden önce 2000 yılı itibariyle …’un ticari faaliyetini gösterir belgelerin davalıdan önce markasını oluşturduğu kanaatine sebep olduğu, önceye dayalı hak ve kötü niyet nedeniyle, davanın diğer iki marka bakımından kabulünün gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2001/20308 nolu marka konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 2007/58437 nolu 3 ve 5. sınıflarda kayıtlı, 02.01.2007 başvuru tarihli markanın ve 2011/88374 sayılı 01.11.2011 başvuru tarihli 35. sınıfta kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dairemizin 24.10.2018 tarih 2017/870 E.-2018/6627 K. sayılı bozma ilamı üzerine, bozmaya uymakla karar veren ilk derece mahkemesince 15.05.2019 tarihli duruşma tutanağı ve gerekçeli kararın altında “…tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, İstinaf Kanun yolunun İzmir Bölge Adliye Mahkemelerinin 11. Hukuk İstinaf Dairesi nezdinde açık olduğu…” ibaresine yer verildiği, buna istinaden davalı vekilinin anılan İstinaf Dairesine hitaben istinaf dilekçesi sunduğu ve süresinde istinaf karar ve başvurma harçlarını yatırdığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 16.07.2019 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesi kararının temyiz kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle dosyayı Dairemize gönderilmek üzere mahalline geri çevirdiği, bu defa ilk derece mahkemesince 05.08.2019 tarihli muhtıra ile eksik temyiz karar ve başvurma harçlarının ikmali istendiği halde ikmal edilmemesi halinde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceğinin ihtar edildiği, nihayet 11.09.2019 tarihinde davalının temyiz isteminden vazgeçtiğinin kabulüne karar verildiği, akabinde davalı vekilinin süresinde sunduğu temyiz istemiyle öncelikle mezkur ek kararın kaldırılmasını ve temyiz isteminin esastan incelenmesini talep ettiği anlaşılmış olup; anılan muhtıranın usulüne uygun şekilde muhtıranın sonuçlarını şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ihtiva etmediği ve davalı vekilince daha sonra harç ikmalinin de yapıldığı görülmekle, davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ek kararının bozularak kaldırılmasına ve davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair 11.09.2019 tarihli ek kararın BOZULARAK kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.