Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4767 E. 2013/23528 K. 26.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4767
KARAR NO : 2013/23528
KARAR TARİHİ : 26.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2012/73-2012/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 31.08.2012 tarihinde yapmış olduğu olağanüstü genel kurulu toplantısına çağrının usulüne uygun yapılmadığını zira, ilan yapıldığına dair ticaret sicil gazetesi ve toplantı tarihinin müvekkili davacıya 03.09.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısının gerçekte yapılmamasına rağmen yapılmış gibi gösterildiğini, toplantının yok hükmünde olduğunu ileri sürerek 31.08.2012 tarihli ve 5 nolu ortaklar kurulu kararının iptaline, dava konusu kararla temsilci olarak atanan şirket müdürleri … Boshilov, … ve…’ın yetkilerinin kaldırılmasına, davacının yetkisinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısının davacının yapmış olduğu suistimallerin önüne geçmek için gerçekleştirildiğini, usulüne uygun yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca TTK md. 446/1-b hükmü uyarınca iptal davasının açılabilmesi için yapıldığı iddia edilen usulsüz çağrı pay sahiplerinin oylarının ortaklar kurulu kararını etkileyecek nisapta bulunması gerektiği, davalı şirketin iki ortağı bulunduğu, ortaklardan davacının %10 hisseye, olağanüstü genel kurul toplantısı yapıp karar alınan diğer ortağın ise %90 hisseye sahip olduğu, iddia edilen usulsüz çağrının dava konusu ortaklar kurulu kararının alınmasına etkili olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 31.08.2012 tarihli ortaklar kurulunun 5 nolu kararının iptaline ilişkindir, yeni 6102 sayılı TTK uyarınca limited şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Bu çerçevede şirketi yönetme ve temsil yetkisi, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara yada üçüncü kişilere verilebilir. 6102 sayılı TTK’da, 6762 sayılı TTK m. 540/1 bulunmadığından ortakların kendiliğinden müdür sıfatını kazanmasıda söz konusu değildir. Artık müdür sıfatını elde edebilmek için ya şirket sözleşmesiyle atanmak veya ortaklar kurulu kararı ile seçilmiş olmak gerekir. Şirket müdürünün ortaklar arasından seçilmesi zorunlu değildir, ortak olmayan kişiler de şirket müdürü olabilir (6102 S. TTK m. 623/1). Ancak her durumda en azından bir ortağa, şirketi yönetim hakkı ve temsil yetkisi verilmiş olmalıdır. Ayrıca yeni Kanun tüzel kişinin şirketlerde yönetici olabilmesine imkan sağlamıştır. Şirket müdürlerinden biri, bir tüzel kişi olduğu takdirde, bu görevi tüzel kişi adına yerine getirecek bir gerçek kişinin, müdür tüzel kişice belirlenmesi gerekir (6102 S. TTK m. 623/2).
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, davacının yetkisinin kaldırılmasına ve şirkete yeni müdür atanmasına ilişkin olağanüstü ortaklar kurulu toplantısının, 6102 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden sonra, 31.08.2012 tarihinde yapıldığı, buna rağmen, şirket ortaklarından en azından birine şirketin yönetim hakkı ve temsil yetkisinin verilmesine ilişkin TTK m. 623/1’de belirlenen kurala uyulmadığı anlaşılmaktadır. 6103 sayılı Yasa’nın 25. maddesi de göz önüne alınarak, TTK m. 623/1’in somut olaya uygulanma olanağı ve sonucu tartışılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.