YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4966
KARAR NO : 2020/2765
KARAR TARİHİ : 10.06.2020
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19.10.2006 tarih ve 2006/135-2006/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından “BODRUM ŞARABI” ibareli, 33/1. sınıftaki “ŞARAPLAR” emtiasını içeren marka tescil başvurusunun, Markalar Dairesi tarafından ihdas olunan karar ile 556 sayılı KHK’ nin 7. maddesinin (f) bendi hükümleri nazara alınarak reddedildiğini, başvurusundaki işaretin marka olabilme özelliğinin mevcut olduğu ve müvekkilinin başvuru konusu ürünün coğrafi konumu hakkında halkı yanıltmak gibi bir kastının bulunmadığını, Bodrum’da şarap üretimi yapacak firma ve tesis kurma girişimi içerisinde olduklarını, Bodrum’ un üzüm üretilen bir yer olmasına karşın şarap üretimi veya ürünü ile meşhur bir yer olmadığı itirazları üzerine YİDK’nın 16.03.2003 gün ve M-1433 sayılı kararıyla 556 sayılı KHK’nin 7/f maddesi ret sebebi olmaktan çıkarılmasına karşın “Bodrum Şarabı” ibaresinin bir kişinin tekeline verilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinin (c) bendi hükmü uyarınca verilen itirazın reddi kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, “BODRUM ŞARABI” ibaresini taşıyan başvuru konusu işaretin tescil kapsamına alınmak istenilen şarap ürünü için coğrafi kaynak bildirici olduğunu ve ürünlerin ortalama tüketici kitlesi tarafından hiç düşünmeden algılanabileceğini, başvurunun reddedilebilmesi için coğrafi bölgenin anılan ürünle meşhur olmasının gerekmediğini ve 556 sayılı KHK’nın 7/c madde hükmüne göre başvurunun reddinin zorunlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılamaya iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru konusu “BODRUM ŞARABI” ibaresinden müteşekkil işaretin coğrafi kaynak belirtici niteliği itibariyle tescil kapsamına alınmak istenilen şarap mallarının ayrılmaz bir parçası olması, malları talep edenlerce başka işletmelerin ürünlerinden ayırt edilebilmesini önlemesi, haksız rekabete neden olacağı, başvuru kapsamında yer alan şarap ürünleri için somut olarak ayırt edicilik vasfı bulunmadığı, işaretin şarap ürününü davacı işletmeye bağlaması yahut piyasa şeffaflığını sağlama fonksiyonu bağlamında alıcılar ile işletme arasındaki iletişimi sağlamasının olanaksız olduğu, başvurunun 556 sayılı KHK’nin 7. maddesinin (c) bendi yanında aynı maddenin (a) bendi hükmü uyarınca da reddinin mümkün olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.