Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/658 E. 2020/4190 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/658
KARAR NO : 2020/4190
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.12.2019 tarih ve 2019/513-2019/1006 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 26.07.2013 tarihli kredi sözleşmesinin müvekkilinin yetkilisi ve ortağı olduğu Baki Toptan Gıda San. Tic. Ltd. firması ile davalı banka arasında imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeye şirket ortağı ve yetkilisi sıfatıyla imza attığını, ancak şahsi kefaletinin bulunmadığını, buna rağmen davalı bankanın müvekkili aleyhine ilamsız takip başlattığını ileri sürerek müvekkilinin Ankara 5. İcra Müdürlüğü’nün 2015/287 Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 14.05.2015 tarihinde davacı … hakkındaki takipten feragat edildiğini, hakkında uygulanan hacizlerin kaldırılması talebinde bulunulduğunu, bu nedenle de davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava açıldıktan sonra davalı alacaklı tarafından davacı borçlu hakkındaki takipten vazgeçilmiş olması nedeniyle davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.10.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde “Anlaşmazlığın, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangibir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmesi durumunda tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilmesi durumunda tamamına hükmolunacağı ” düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, açılan menfi tesbit dava dilekçesinin davalıya tebliği üzerine davalı vekili süresinde sunduğu 22.05.2015 tarihli cevap dilekçesi ile davacı hakkındaki icra takibinden feragat ettiklerini bildirmiş, Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2015/287 E. sayılı dosyasında alacaklı vekilinin 14.05.2015 tarihli dilekçesi ile borçlu … hakkındaki takipten feragat ettiklerini bildirdiği görülmüş, Mahkemece ön inceleme tutanağı 05.11.2015 tarihinde düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, 779.265,82 TL üzerinden açılan davada yerel mahkemece “konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına, davacı yararına 45.920,63 TL nisbi vekalet ücretine” hükmedilmiştir.
Oysa hükmedilmesi gereken vekalet ücreti AAÜT 6. maddesi açık hükmüne göre 22.960,32 TL dir.
Yerel mahkemece tarife açık hükmüne aykırı hükmolunan vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.