YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17077
KARAR NO : 2020/5946
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.01.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının davalıdan … ilçesi, İkitelli 1 mahallesi 1269 ada 9 parseldeki 5 no’lu bağımsız bölümü harici satış sözleşmesi ile satın aldığını, taşınmazın 2002 yılında davacıya teslim edildiğini ve o günden bu yana burada ikamet ettiğini, imar işlemleri tamamlanmadığından tapunun verilmediğini, davalının 2009 yılında davacıyı tapu için davet ettiğini, ancak davacıdan ilave bedel talep edildiğini, davacının bunu kabul etmediğini, davalının bunun üzerine tapuyu vermekten imtina ettiğini, bu nedenle ihtar keşide ettiklerini belirterek, dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, tapunun ihtara rağmen davacı adına verilmediği yönündeki iddianın doğru olmadığını, tapunun devredilebilmesi için sözleşmenin 8. maddesi hükmü gereğince davacının gerekli evrakla başvurmasının zorunlu olduğunu, davacının gerekli şartlarda başvurması halinde tapunun devredilebileceğini, davacının iyi niyetli davranmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, aksi takdirde sözleşmede belirtilen tüm masraflar karşılandıktan sonra dairenin tapusunun hak sahibi adına çıkartılması yönünde hüküm kurulmasına, davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, … ili, … ilçesi, İkitelli 1 mahallesi, 1269 ada 9 parselde kayıtlı D 102 blok, 5 no’lu bağımsız bölümün davalı … adına olan tapu kaydının terkinine, tapu devri sırasında hesaplanacak tapu harcı, 1.529,00 TL iskan harcı, ayrıca 2006 yılı ve sonrası hesaplanacak emlak vergisi davacı tarafından ödenmek kaydıyla tapunun davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 24.04.2000 tarihli sözleşmenin tapu ve masraflar başlıklı 8. maddesi
“1-Tapuların hak sahiplerine verilme tarihleri … tarafından belirlenecektir. Hak sahibi, yürürlükteki mevzuat gereği tahakkuk eden veya sözleşmenin imzalanmasından sonraki dönemlerde tahakkuk edecek olan vergi (KDV vs.), resim, harç, tapu ve iskan raporu masrafları vb. bilumum resmi makamlardan kaynaklanan yükümlülüklerden ayrıca sorumludur.
2- ve 3- Hak sahibi, borcun tamamını ödeyip 1 ve 2. bentte belirtilen borcun tamamını ödeyip masraf ve yükümlülüklerini yerine getirmediği müddetçe konutun tapuda kendi uhdesinde tescil edilmesini talep edemez.” Yönetim ve işletme giderleri başlıklı 12. maddesi ise “Konutların tesliminden itibaren, Kat Mülkiyeti Kanununa göre gerekli yönetim organları oluşturuluncaya kadar konutların yönetim ve işletmesi … tarafından yürütülecektir. … sahip olduğu yönetim ve işletme yetkisini bizzat kullanabileceği gibi bir veya bir kaç gerçek veya tüzel kişiye devredebilir. Hak sahibi buna itiraz etmeyeceğini, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa bile Kat Mülkiyeti Kanununun tüm hükümlerine riayet edeceğini, konutların iskana açılması ile işletme projesinin uygulamaya konulması arasında geçecek süre içerisinde kullanılmak üzere belirlenecek ortak gider avansını ödeyeceğini, onaylanmış işletme projesine uyacağını, belirlenecek aidat ödemelerini düzenli ve zamanında yapacağını, konutu teslim almasa bile iş bu sözleşmenin 6. maddesinin 3. bendi hükmü gereği ortak gider avansı ve ortak gider aidatını kabul ettiğini, zamanında ödenmeyen aidatlar için aylık %10 gecikme cezasını ödeyeceğini şimdiden kabul ve taahhüt eder.” hükümlerini içermektedir.
Davalı yukarıda yazılı maddelerde açıklanan mali yükümlülükleri yerine getirmek koşulu ile çekişmeli bağımsız bölümün adına tescilini talep edebilir. Açıklanan bu yükümlülükler ilgili yasalar uyarınca davalı tarafça merciine ödenmiş olsa bile davalı ödediği bedeli sözleşme hükümleri uyarınca davacıdan talep edebilir. Bu durumda mahkemece, yukarıda yazılı sözleşme hükümleri uyarınca davacının ödemesi gereken ya da davalının ödediği miktarlar merciinden sorulup araştırılmalı, gerektiğinde uzman bilirkişi görüşüne başvurulmak suretiyle çekişmeli bağımsız bölüme isabet eden miktar belirlenmeli, belirlenen bu miktarı davalıya ödenmek üzere depo etmesi için davacıya süre verilmeli, belirlenen miktar depo edildiği taktirde tescile karar verilmelidir. Açıklanan bu yön nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; 6100 sayılı HMK’nun 297/2 maddesinde hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Hüküm fıkrası kararın esası olup, hüküm fıkrasında mahkemenin neye karar verdiği açıkça yazılmalıdır. Hüküm fıkrası açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulmamalıdır. Mahkemece, açıklanan madde hükmü gözardı edilerek davacının yatırması gereken bedeller açıkça yazılmadan ve şarta bağlı hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.