YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/613
KARAR NO : 2020/3237
KARAR TARİHİ : 25.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/05/2016 gün ve 2014/1215 – 2016/453 sayılı kararı bozan Daire’nin 22/10/2018 gün ve 2017/970 – 2018/6566 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili tarafından sigorta ettirilen Ebim Telekominikasyon ve Elektrik Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti’nin Çin’den satın aldığı 380 karton koli, 46.500 adet telefon aksesuarlarının İstanbul Atatürk Havalimanı’na kadar nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, sigortalı emtiaların sağlam ve eksiksiz olarak yüklendiğini, uçağın İstanbul Atatürk Havalimanına varışını müteakip 03.04.2014 tarihinde yapılan incelemelerde taşınan emtialardan 90 kolinin ambalajının yırtık, ezik ve ıslak olduğuna dair tutanak tutulduğunu, ayrıca bir koli emtianın da eksik olduğunun tutanak altına alındığını, emtiaların ambalajlanması amacıyla depoya sevk edildiğini, depoda ambalajlama işlemi sırasında yapılan ayıklama sonrasında hasarlı koli sayısının 63’e düşürüldüğünü, müvekkiline yapılan hasar ihbarı sonrası düzenlenen ekspertiz raporunda toplam hasarın 82.871,27TL olduğunun tespit edildiğini, bu bedelin 18.06.2014 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkilinin, hasara uğrayan ürünler ile kaybedilen ürünlerin kilogramı esas alınarak belirlenen 12.344,49 SDR karşılığı 41.770,00 TL üzerinden davalıya karşı rücu hakkının bulunduğunu, bu hususta davalıya yapılan başvuru sonrasında davalının sadece kayıp emtiaya ilişkin ödeme teklifinde bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 41.770,00 TL’nın ödeme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; husumet itirazında bulunarak yasal sürede ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, hasarın sadece ambalajlarda bulunduğunu, emtialarda hasarın bulunmadığını, meydana gelen hasarın malın mahrecinden kaynaklandığına ilişkin karinenin geçerli olduğunu, müvekkilinin sınırlı sorumlu olduğunu, müvekkili aleyhine Montreal Sözleşmesi’nin 22/6 maddesi uyarınca yargılama giderlerine ve faize hükmedilemeyeceğini, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.