YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1309
KARAR NO : 2020/4312
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.11.2017 tarih ve 2017/957 E.- 2017/1064 K. sayılı kararın davalı şirket, tasfiye memuru ve fer’i müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.12.2018 tarih ve 2018/793 E.- 2018/1563 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı şirket ve fer’i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.10.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … davalı yanında fer’i müdahil Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin %50 hissesine sahip iki ortağından biri olduğunu, davalı şirketin diğer ortağının ise şirketi tek başına temsil yetkisine sahip olan … olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete 2010 yılının Temmuz ayında ortak olduğunu ve bu tarihten 06.03.2012 tarihine kadar şirket faaliyetlerini tek başına temsil yetkisine sahip olan …’ın sürdürdüğünü, …’ın yapmış olduğu usulsüz işlemler yönünden sorumluluktan kurtulmak amacı ile şirket hissesini 05.03.2012 tarihinde müvekkilinin tanımadığı ve ortaklık hususunda muvafakatinin olmadığı davalı … isimli sahsa devrettiğini ve devamında, 06.03.2012 tarihinde … ve davalı …’nın bir araya gelerek, müvekkilin imzasını taklit etmek suretiyle, müvekkilin rızası hilafına, eski ortak …’ın imzasının bulunmadığı, dava konusu 2012/1 numaralı 06.03.2012 tarihli ortaklar kurulu kararının alındığını, bu kararın yok hükmünde olduğunu, dava konusu genel kurul kararında yasada aranan şartların mevcut olmadığını ileri sürerek 06.03.2012 tarihli 2012/1 numaralı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ve 06.03.2012 tarihli 2012/1 numaralı ortaklar kurulu kararının ticaret sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, …’ın kendisini işe alma ve sigorta yapma vaadiyle kandırdığını, bu şirketi alırsan sana para vereceğim diyerek 400.- TL karşılığında şirket hissesini kendisine devrettiğini, diğer ortağı hiç tanımadığını, ayrıca diğer ortak yerine imzayı …’ın attığını savunarak kendisine devredilen firmanın üzerinden kaldırılmasını ve davanın geri çekilmesini istemiştir.
Fer’i müdahil … vekili, hisse devrinin usul ve yasaya uygun olduğunu, evrak aslı olmadan imza incelemesi yapılamayacağını, şirket işlerini davacının eşinin yürüttüğünü, dolayısıyla imzayı davacının eşinin de atmış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; karar ve pay defterinin aslının tüm araştırmalara rağmen temin edilememesi nedeniyle karar defteri fotokopisi üzerinde yapılan grafolojik inceleme neticesinde, butlanı talep edilen 06.03.2012 tarihli genel kurul kararındaki davacı …’a atfen atılan imzanın adı geçene ait olmadığının tespit edildiği, incelemenin fotokopi belge üzerinden yapılmış olması nedeniyle tek başına davacı iddiasının kabulü için yeterli değilse de, davalı …’nın duruşmada tekrarladığı cevap dilekçesi, adı geçen hakkında yaptırılan ekonomik ve sosyal durum tahkikatı, ayrıca adı geçen hakkında benzer hisse devirlerinden kaynaklı cezai soruşturmaların yapılmış olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, fer’i müdahil … ile davalı … arasındaki davalı şirkete ait hisse devrinin gerçek bir işleme dayanmadığı ve dolayısıyla gerçek hisse devrine dayanmayan devrin pay defterine işlenmesine ilişkin genel kurul kararının da butlanla sakat olduğu, dava konusu ortaklar kurulu kararı hisseyi devralan davalı … ile davacı …’ın imzasını içerdiğinden, hisse devri yapan fer’i müdahil …’ın anılı kararda imzası bulunmadığından anılı kararın da yok hükmünde batıl kararlardan olduğu gerekçesiyle davanın davalı … yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın davalı Delta Yapı İnş Tahhüt mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kabulü ile davalı şirketin 06.03.2012 tarihli 2012-1 numaralı ortaklar kurulu kararının batıl olduğunun tespiti ile ticaret sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı şirket tasfiye memuru ve fer’i müdahil vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; HMK 353/1.b.1. maddesi uyarınca, istinaf edenlerin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket ve fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı şirket ve fer’i müdahil vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirket ve fer’i müdahilden ayrı ayrı alınmasına, 21.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.