YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1476
KARAR NO : 2020/4344
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2018 tarih ve 2018/930-2018/1324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.10.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asıl … ile vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ticari vekili olarak çalışırken dükkan ve depo olarak kullanılmak için kiralanan yerin kira ücretinden yarısının davalının sorumlu olduğu hususunda anlaşıldığını, buna rağmen davalının kira ücretini ödemeyerek 42.900.- TL tutarında sebepsiz zenginleştiğini, tahsil için başlatılan takibe davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari vekillik sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca müvekkilinin kira bedelini ödeyip davacının hakedişinden kestiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ticari vekillik sözleşmesine göre kira bedelinin davalı tarafından ödenmesinden sonra davacının hakedişinden kesileceği, kiranın yarı yarıya ödeneceği hususunda anlaşıldığına dair davacının yazılı delil sunmadığı, davanın 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğünden sonra açıldığı, deliller arasında yemin deliline açıkça yer verilmediği, yasal deliller ibaresinin yemine deliline başvurma hakkı tanımadığı, görevsiz mahkemece sehven yaptırılan yeminin usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalının kiradan kısmen sorumlu olduğunun tespiti ve tahsili istemine ilişkindir. Kendisine yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır değilse, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır (HMK m.228.1). Davetiye, yemin teklif edilen kişinin bizzat kendisine usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilir. Tüzel kişilerde yemin davetiyesi iradi vekile değil, tüzel kişiye tebliğ edilir ve yemini temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümesil eda eder. Ayrıca yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır (M.228/2).
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı, Dairemizin bozma ilamından önce davanın görüldüğü İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli celsesinde davalıya yemin teklif etmiştir. Davalı vekili de dilekçesinde yemin teklifini kabul ettiğini yemin edecek kişinin isim ve adresini bildirdiğine göre 6100 sayılı HMK’nın 145. maddesi uyarınca davacının yemin delilinin toplanması gerekir. Bu durumda mahkemece, davalı şirket tüzel kişiliğine yemin davetiyesinin gönderilmesi, davalı asıl adına yemin edecek kişinin uyuşmazlığa konu olay bakımından şirketi temsil yetkisine sahip olduğunun imza sirküleriyle denetlenip tespitinden sonra davacının kullanımındaki işyerinin bodrum katında bulunan yerin depo/arşiv olarak davalı yanca kullanılıp kullanılmadığı, kirasının davalı tarafından üstlenilip üstlenilmediği, taraflar arasında bu konuda bir anlaşmanın bulunup bulunmadığı hususlarında yeminin edası ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.