YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4960
KARAR NO : 2020/3214
KARAR TARİHİ : 25.06.2020
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/09/2014 tarih ve 2014/118-2014/263 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “wingo,uçmanın en keyifli ve akıllı yolu o!” ibareli, 2012/69366 sayılı marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından dava dışı şirkete ait “WİNGO” ibareli, 35. ve 39. sınıftaki hizmetleri içeren markaları mesnet alınarak 556 sayılı KHK’nın 7/b maddesi uyarınca reddedildiğini, ret kararının kaldırılması amacıyla itirazda bulunduklarını, ancak itirazın YİDK’nın 2014/M-1889 sayılı kararıyla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, farklı olduğunu, bu farklılıkların işaret ve redde mesnet markaları ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten çıkardığını ileri sürerek, başvurularının reddine dair YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Patent ve Marka Kurumu vekili, başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markaların WİNGO esas ve ayırt edici unsurlu olduklarını, aynı hizmetleri içerdiklerini, başvuruda yer alan diğer ibarelerin markalarda yapılacak işleri gösteren yardımcı unsur konumunda bulunduklarını, marka ve başvuru konusu işaretin görsel, sescil ve anlamsal olarak bütünü itibarı ile bıraktığı izlenim itibarı ile ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduklarını, bunun ilk bakışta ve açık olarak görüldüğünü, çünkü başvuru ile redde mesnet markaların WİNGO ifadesi itibariyle de dikkat çekici seviyede benzer olduklarını, davacı başvurusunun konusu olan işaretin mutlak ret nedeninden etkilenmeksizin tescilinin mümkün olmadığını, ret kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; redde mesnet alınan markaların “WİNGO” ibareli olduğu, asıl ve ayırt edici unsurunun WİNGO ibaresi olduğu, başvuru konusu işaretin de “wingo,uçmanın en keyifli ve akıllı yolu o!” ibareli olduğu, bu işaretin de asıl ve ayırt edici unsurunun “WİNGO” ibaresi olduğu, çünkü “uçmanın en keyifli ve akıllı yolu o!” ibaresinin “WİNGO” ibaresine göre geri plânda bırakıldığı, ayırt ediciliğe katkısının olmadığı, bu şekilde görsel, sescil ve anlamsal olarak iki işaretin ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları yönünde intiba doğmasının kaçınılmaz olduğu, başvurunun kapsamında bulunan 35 ve 39. sınıftaki hizmetlerin, redde mesnet marka tescil başvurularının kapsamında aynen yer aldığı, bu sebeple TPMK’nın ret kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca reddine dair TMPK YİDK kararın iptali istemine ilişkindir.
Bir marka başvurusunun KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca davalı TPMK tarafından mutlak nedenle ve re’sen reddedilebilmesi için, bu markanın aynı mal veya hizmetler yönünden daha önceden tescilli olan veya tescil başvurusunda bulunulan markayla ilk bakışta ayırt edilemeyecek ölçüde benzer olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda; davacı başvurusu “wingo, uçmanın en keyifli ve akıllı yolu o” ibaresinden, ret gerekçesi yapılan markaları ise “WİNGO”, “WİNGO” ibarelerinden oluşmakta olup, davacı başvurusunda “wingo” ibaresinin yanı sıra slogan markası niteliğindeki “uçmanın en keyifli ve akıllı yolu o” ibarelerinin de bulunması sebebiyle, ret gerekçesi ve markalar birden fazla asli unsur ve ayniyeti ortadan kaldıran ekler taşımakla markalar arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek ölçüde benzerlik bulunmadığı halde, davalı kurumun KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca itiraz üzerine inceleme yapıyormuşcasına inceleme yaparak başvurunun 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca reddine karar vermesi isabetli olmadığından, mahkemece hatalı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddi yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.