Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/1051 E. 2012/6991 K. 10.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1051
KARAR NO : 2012/6991
KARAR TARİHİ : 10.07.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kargı Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 11.10.2011 gün ve 184/457 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı dava dilekçesinde; 157 ada 26 sayılı parselin babasından intikal ettiğini, kadastro çalışmaları sırasında ½’şer pay oranında kendisi ile davalı adına tapuya kayıt edildiğini, ancak yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunu, 1.3.2008 tarihinde davalı kardeşi ile yaptıkları sözleşme uyarınca, bu yerin kendisine verildiğini, o tarihten beri taşınmazın tamamının kendisi tarafından tasarruf edildiğini, muris …’in mirasçıları arasında da taksimin yapıldığını açıklayarak 157 ada 26 sayılı parselde davalı adına tapuda kayıtlı bulunan ½ pay bakımından tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı 16.9.2011 tarihinde yapılan keşifte davayı kabul etmediğini, intikal eden tüm malların kadastro çalışmaları sırasında paylı olarak mirasçılar adına yazıldığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın da paylı mülkiyet şeklinde tespit ve tescilinin yapıldığını, tüm mirasçılar arasında yapılan paylaşım sonucu ½ payın kendisine yazıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, mirasçılar arasında paylaşımın yapıldığını, dava konusu taşınmazda olduğu gibi diğer taşınmazda da paylı olarak görüldüğünü gerekçe göstermek suretiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal ve paylaşım hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gibi, taraflara tanık ve delillerini bildirmeleri konusunda herhangi bir süre ve imkan tanınmamak suretiyle savunma hakları da kısıtlanmıştır. Davacı 1.3.2008 tarihli paylaşım sözleşmesine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, davalı ise, miras bırakan babalarından gelen tüm taşınmazların mirasçılar arasında paylaşıldığını ve kadastro çalışmaları sırasında paylı mülkiyet biçiminde mirasçılar adına yazıldığını, dava konusu taşınmazın da bu nedenle paylı mülkiyet biçiminde tapuya kayıt edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davacı, temyiz dilekçesinde; mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, anne ve babasından intikal eden taşınmazların tamamının kime ne kadar verildiği, paylı olup olmadığı araştırılmadan haksız olarak davanın reddine karar verildiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, bu yönler üzerinde durulmamış, herhangi bir araştırma ve inceleme de yapılmamıştır.
Şu halde mahkemece yapılacak iş; öncelikle tarafların tanık ve delillerini sunmaları için kendilerine süre ve imkan tanınması, dava konusu 157 ada 26 sayılı parsele ait kadastro tutanağı ile tarafların anne ve babalarından gelen tüm taşınmazlara ait ada ve parsel numaraları belirlendikten sonra saptanan parsellere ilişkin kadastro tutanakları ve ekleri ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek dosyaya eklenmesi, iddia ve savunma doğrultusunda değerlendirilmeye alınması, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi listesinde yer alan ….,…,…,…,…,…,..,….,..,…,ve … ile tarafların göstereceği tanıkların HMK. nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, tarafların ileri sürdüğü gibi, anne ve babalarından gelen taşınmazların tüm mirasçıların katılımıyla yapılmış bir paylaşımın olup olmadığı, kimlere nerelerin düştüğü, 1.3.2008 tarihli sözleşmeye uygun hareket edilip edilmediğinin, getirtilecek tapu kayıtlarıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi, belirtilen konularda yerel bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurulması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve istek halinde 8,60 TL peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 10.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.