Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/5933 E. 2020/3873 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5933
KARAR NO : 2020/3873
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

Mahkeme : GELİBOLU 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Ankara 4. Çocuk Mahkemesi’nin 16.11.2016 tarih- 2016/126 esas ve 2016/571 karar sayılı kararının Uyap üzerinden yapılan incelemesinde; sanığın 18.08.2014 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/112298 sayılı dosyasından yürütülen soruşturma neticesinde 25.02.2016 tarihinde kamu davasının açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde 16.11.2016 tarihinde sanığın tedavisinin kaldığına yerden devam ettirilmesine yönelik karar verilmiş ise de, sanığın temyiz incelemesine konu suçu iddianame tarihinde sonra karar tarihinden önce işlediğinin anlaşılması karşısında, şartları oluşmadığından tebliğnamenin bu hususa yönelik bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
1)İlk oturumda iddianame kabul kararı okunmayarak 5271 sayılı CMK’nın 191. maddesine aykırı davranılması,
2) Suç tarihlerinden önce 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihlerinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçları diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihlerinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a) Sanık bu suçları, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davaların kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”,
b) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava veya soruşturma yoksa veya sanık bu suçları daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; 28/06/2014’ten önceki tarihlerde işlediği aynı suçtan dolayı verilmiş olan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararları dikkate alınmaksızın, suç tarihleri 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinden sonra olduğu için bu suçlar nedeniyle 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı ve gerektiğinde tedavi kararı da verilerek, infazına başlanması, şüphelinin erteleme süresi zarfında; aynı Kanunun 191. maddesinin 4. fıkrasında belirtildiği şekilde;
aa) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
bb) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
cc) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
Hallerinde, hakkında kamu davası açılması gerekirken, TCK’nın 191. maddesinin 2, 3 ve 4. fıkralarında belirtilen şartların gerekleri yerine getirilmeden, bir başka deyişle kamu davasını açma koşulları oluşmadan doğrudan kamu davası açılmış olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve 6545 sayılı Yasanın 68. maddesiyle değişik TCK’nın 191. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla hüküm kurulması,
3) Dosya içerisinde bulunan 26.09.2016 tarihli vaka kanaat raporunda; 15.09.2016 tarihinde 2’nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından uyuşturucu madde kullanma şüphesinden sanık hakkında resen soruşturma başlatıldığının bildirilmesi ve sanığın da söz konusu tarihte olayla ilgili ayrı dosya düzenlendiğini beyan etmesi karşısında;
Sanığın 15.09.2016 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma dosyasının akıbetinin araştırılarak söz konusu dava dosyası ile aralarındaki bağlantı nedeniyle her iki dava dosyasının birleştirilmesi; tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, zincirleme suç ya da iki ayrı suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 21.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.