YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7070
KARAR NO : 2020/14395
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait maden ocağında 15/03/2010 tarihinde çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 05/11/2014 tarihine kadar devam ettiğini, ücretlerin sürekli geç ödenmesi nedeni ihtar çekerek iş aktini haklı olarak feshettiğini, ihtarname tebliğinden sonra ise sadece 2014 yılı 9. aya ilişkin ücretin ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, 2014 yılı 10. ayına ilişkin ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ile yıllık ücretli izin alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir..
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamından sonra yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında davalı lehine tesis edilen vekalet ücretinin doğru belirlenip belirlenmediği konusunda uyuşmalzık bulunmaktadır.
Somut olayda, (kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 01/07/2019 tarih 2017/23180 esas 2019/14603 karar sayılı ilamı ile davacının yıllık izin alacağı ile ücret alacağının ödenip ödenmediğinin tespiti için davacının tüm çalışma dönemini kapsar banka hesap hareketlerinin celp edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği yönü ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacının ücret alacağı ile yıllık izin alacağının reddine karar verilmiştir. Mahkemece celp edilen davacıya ait banka hesap hareketlerine göre, davacının yıllık izin alacağı dava tarihinden sonra, 2014 yılı Ekim ayı ücret alacağı ise dava tarihinden önce ödenmiş olup, davalı yıllık izin alacağı yönünden davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu durumda yıllık izin alacağı yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalı ise de; bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Hükmün 5. bendinde yazılı “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen alacak miktarı yönünden 3.400,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ” bölümün hükümden çıkartılarak, yerine; “Avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/2. maddesine göre, 1.779,28 TL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, 04/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.