Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/9556 E. 2013/10521 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9556
KARAR NO : 2013/10521
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Tazminat hukukuna ilişkin olarak açılan davada İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Selçuk Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın karşı araç işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısından tahsili talebine ilişkindir.
İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesince, HKM’nin 7/1 maddesine göre davalıların tamamı hakkında kanunda ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirlenmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılacağı, ortak yetkili mahkeme olan Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisinin kesin olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi ise, eldeki davada kesin yetki kuralının olmamaması ve davalıların da yetki itirazının bulunmaması gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca, haksız fiilden doğan davalarda, zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Diğer yandan dava, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesinde de ikame edilebilir. HMK.nun 7/1. maddesindeki düzenleme, birden ziyade kişinin davada taraf olması halinde yasanın belli bir yer mahkemesini kesin olarak yetkilendirmesi durumunu ifade etmekte olup, seçimlik yetkinin söz konusu olduğu davalarda adı geçen madde hükmü uygulama alanı bulamayacaktır.
Somut olayda davacı, haksız fiilin meydana geldiği Selçuk’da dava açabileceği gibi, diğer davalının yerleşim yerinde de dava açabilecektir. Davacı taraf İzmir Mahkemesinde dava açarak seçimlik hakkını kullandığına göre, uyuşmazlığın İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22.(1086 sayılı HUMK.’nun 25. ve 26.) maddeleri gereğince İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 02.07.2013 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava 6100 sayılı HMK yürürlüğünden sonra 31.10.2012 tarihinde açılmıştır.
6100 sayılı HMK 7/1 maddesinde “davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde davanın açılabileceği; Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkemenin belirtilmiş olması durumunda davaya o yer mahkemesinde bakılacağı” öngörülmüştür.
Yasalarda kesin yetki olduğu anlaşılan hallerde başka yer mahkemesinde dava açılması mümkün değildir.
Yetkinin kesin olduğu bazen açıkca, bazende maddenin düzenleme şeklinden anlaşılabilmektedir.
HMK 7/1 maddesindeki “… Davaya ancak o yer mahkemesinde bakılır” ifadesinden yetkisinin kesin olduğu sonucu çıkmaktadır.
HMK 7/1 maddesinin hükümet gerekçesinde de (madde 12) öngörülen yetki kuralının kesin yetki kuralı olduğu vurgulanmıştır.
Ortak yetkili mahkemenin yetkisi, hükmün gerekçesinde de ifade edildiği üzere kesin yetkidir. (Ejder Yılmaz HMK sayfa 120)
Somut uyuşmazlıkta davacıların yerleşim yerleri Seferihisar ve Almanya, davalı …Ş’nin yerleşim yeri İstanbul, diğer davalının yerleşim yeride İzmir olup davaya konu trafik kazası da Selçuk’da gerçekleşmiştir.
Selçuk Mahkemeleri haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesi olarak tüm davalılar yönünden ortak yetkiyi taşıyan mahkeme olup, HMK 7/1 maddesinde öngörülen yetki kuralının kesin olması nedeniyle İzmir 11.Asliye Hukuk Mahkemesinin re’sen yetkisizlik kararı vermesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından, uyuşmazlıkta Selçuk mahkemeleri yetkili bulunduğundan Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesinin merci tayini gerekirken İzmir 11.Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine ilişkin ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Karşı Oy