YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1933
KARAR NO : 2020/12681
KARAR TARİHİ : 16.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Hükmün gerekçe kısmında her iki sanık hakkında beraat kararı verildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında sanık ismi belirtilmeksizin ve sadece ’’sanık’’ ibaresi kullanılmak suretiyle kasten yaralama suçundan beraat, sanık … hakkında ise 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilmek suretiyle hüküm fıkrası ve gerekçe arasında çelişkiye neden olunması,
2-Bozma ilamında kargonun teslim alınması sırasında düzenlenen ambar tesellüm fişi üzerindeki yazı ve imzalarla sanıklardan alınacak imza ve yazı örnekleri üzerinde inceleme yaptırılması istenmesine ve Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen uzmanlık raporunda sanıkların ‘’ mukayese yazılarının kendi isim soy isim yazılarından ve/veya sıralı rakamlardan oluştuğu, ambar tesellüm fişi üzerindeki yazıları birebir içerecek/kapsayacak şekilde mukayese yazı örnekleri gönderilmeden sağlıklı bir inceleme yapılamayacağı’’ belirtilmesine rağmen bu hususta talep edilen eksiklik giderilip yeni bir inceleme yaptırılmadan hüküm verilmesi,
3-Uyap ortamında yapılan incelemede sanıklar hakkında benzer dosyalar da bulunduğu gözönüne alınarak, gerektiğinde sanıklar hakkında aynı nitelikte açılmış kamu davalarının da birleştirilip TCK.’nun 43. maddesi hükümleri de gözetilerek hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
4-Sanık … hakkındaki hüküm yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.