Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2655 E. 2020/3692 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2655
KARAR NO : 2020/3692
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.11.2017 tarih ve 2017/42 E.- 2017/573 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.11.2018 tarih ve 2018/622 E.- 2018/1772 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalıdan hususi araç satın aldığını, aracın arıza verdiğini, arızanın davalı tarafça bir türlü giderilmemesi nedeniyle davalı hakkında icra takibine geçildiğini, takibe karşı davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptali ile %20’si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili ve görevli mahkemenin Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin dava dilekçesi ile davacının davalıdan satın aldığı … plakalı araçta ayıp olduğu iddiasına dayandığı ve sözleşmeden dönülerek aracın iadesi ile araç bedelinin ödenmesi istemi ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davalının görev ve yetki itirazında bulunduğu, davacı ve davalıların tacir olup taraflar arasındaki işlemin 6502 sayılı Yasa kapsamında tüketici işlemi olmadığı, bu itibarla eldeki davaya bakmak görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu ve genel yetki kuralına göre davanın davalının ikametgahı mahkemesinde açılmasının gerektiğinden davanın usulden reddine, dosyanın yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafça BK’nın 89 ve İİK’nın 50. maddeleri uyarınca Alanya Mahkemeleri’nin yetkili olduğu istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; davacı ile davalı tacir olup, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta ticari satıma ilişkin ayıp hükümlerinin uygulanacağı, uyuşmazlıkta BK’nın 89. ve İİK’nın 50. maddelerinin uygulanma şartlarının mevcut olmadığı, HMK’nın 6. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin davalının ikametgahı olan Antalya Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince, “Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması…” hallerinde Bölge Adliye Mahkemesi esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresi içinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir.
HMK’nın 362/1-c maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemeleri’nin “Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararlar.” hakkında temyiz yoluna başvurulamaz.
HMK sisteminde, yukarıda belirtilen maddelerle; ilk derece mahkemesinin görevli veya yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi veya görevli veya yetkili olmadığı halde işin esasına girmesi halleri ile birinci mahkemenin görevsizlik veya yetkisizlik kararının istinaf edilmeden kesinleşmesi ancak ikinci mahkemece verilen görevsizlik veya yetkisizlik kararının istinaf edilmesi halinde bu başvuru sonucu verilen veya her iki mahkemenin de görevsizlik veya yetkisizlik kararlarının istinaf edilmeden kesinleşmiş olması halinde merci tayini için verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının kesin olduğu ve temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir. Ancak yargılama süreçlerinde görev ve yetki çekişmelerinde ihtimaller bunlardan ibaret değildir. İlk derece mahkemesince verilen görevsizlik veya yetkisizlik kararının Bölge Adliye Mahkemesi’nce benimsenerek bu karara karşı başvurulan istinaf talebinin reddedilmesi halinde veya ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik veya yetkisizlik kararına karşı başvurulan istinaf talebinin Bölge Adliye Mahkemesi’nce kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılıp ilk derece mahkemesi kararında belirtilen mahkemeden başka bir mahkemenin görevli veya başka bir yer mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmesi halinde; Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu tür kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulup başvurulamayacağı diğer bir deyişle bu kararların kesin olup olmadığı hususunda HMK’da bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu durumda ilk bakışta, lafzi bir engel bulunmadığı için bu kararlara karşı temyiz yolunun açık olduğu düşünülebilir ise de bu kabul HMK’nın sistematiğine ve mantığına aykırı olacaktır. Zira bu sistemin mantığına göre görev ve yetki ihtilafları istinaf aşamasında kesinleşmelidir.
Nitekim Dairemizin yukarıda belirtilen gerekçesine uygun olarak 28 Temmuz 2020 günü yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 39. maddesi ile HMK’nın 362/1-c maddesinde yapılan değişiklikle “Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar” hükmüne yer verilmiştir. Böylece Bölge Adliye Mahkemesi’nin ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verdiği tüm kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı, kararların kesin olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.
Bu itibarla Dairemizce bu kararların ve somut olayda temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğu kanaatine varılmakla temyiz talebinin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, dosyanın ilk derece mahkemesi olan Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.09.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.