Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/18285 E. 2020/12435 K. 09.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18285
KARAR NO : 2020/12435
KARAR TARİHİ : 09.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, nakil aracının iadesi, sanık … hakkında 26/11/2011 tarihli eyleminden dolayı beraat

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan EPDK vekilinin sanık … hakkında verilen beraat hükmünü temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan EPDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Katılan EPDK vekilinin nakil aracının iadesi kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan EPDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III) Sanıklar …, …, …, …, sanıklar … ve … müdafii, sanık … müdafiinin mahkumiyet hükümlerini temyizi üzerine yapılan incelemede ise;
1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/11 ve 3/12. maddeleri kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/11 ve 3/12. maddeleri ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 ) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
… yönünden; incelemeye konu Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/142 Esas ve 2013/221 Karar sayılı ana dosyasında, suç tarihinin 20.04.2011, iddianame düzenleme tarihinin 15.08.2011 olduğu ve bu dosya ile birleşmesine karar verilen aynı mahkemenin 2011/146 esas ve 2011/132 karar sayılı dosyasında, suç tarihinin 06.06.2011, iddianame düzenleme tarihinin 18.08.2011 olduğu, yine aynı mahkemenin 2012/18 Esas 2012/16 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 07.10.2011, iddianame düzenleme tarihinin 11.01.2012 olduğu yine aynı mahkemenin 2012/6 Esas ve 2012/44 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 26.11.2011 ve iddianame düzenleme tarihinin 29.12.2011 olduğu cihetle, 20.04.2011 ve 06.06.2011 suç tarihli dosyaların kendi arasında yine 07.10.2011 ve 26.11.2011 suç tarihli dosyaların da kendi arasında suç ve iddianame düzenlenme tarihleri nazara alınarak,
Sanık … yönünden; Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/114 Esas ve 2013/45 Karar sayılı birleşen dosyasında, suç tarihlerinin 20.04.2011, 26.11.2011, 27.07.2011, 16.08.2011, 06.06.2011 ve 07.10.2011 tarihleri olup aynı iddianame ile sanık hakkında dava açıldığı nazara alınarak,
Sanık … yönünden; Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/114 Esas ve 2013/45 Karar sayılı birleşen dosyasında, suç tarihlerinin 27.07.2011, 16.08.2011 ve 07.10.2011, iddianame düzenleme tarihinin 11/06/2012 olduğu, aynı mahkemenin 2012/6 Esas ve 2012/44 Karar sayılı birleşen dosyasında ise suç tarihinin 26.11.2011 ve iddianame düzenleme tarihinin ise 29.12.2011 olduğu nazara alınarak,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanıklar …, … ve …’nın eylemlerini bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve haklarında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışılmadan yazılı şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmak suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanıklar …, …, …, … ve sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 09.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.