Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/14173 E. 2020/12125 K. 09.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/14173
KARAR NO : 2020/12125
KARAR TARİHİ : 09.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, erteleme, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi vekilinin, sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin yapılan incelemesinde;
12.06.2014 düzenlenme tarihli ‘olay, yakalama ve muhafaza altına alma’ tutanağına göre; … Telefoncular Çarşısı’nda faaliyet gösteren, sanıklar … ve …’nın işlettiği “… Telekom” adlı işyerine kargo aracılığıyla kaçak telefon geleceğine dair edinilen bilgi üzerine kolluk görevlilerince iş yeri önünde yapılan gözetlemede, kargo görevlisinden anılan koliyi sanık …’nın teslim aldığı esnada yapılan müdahale neticesinde, koli içerisinde kayıt dışı 35 adet cep telefonunun ele geçtiği olayda; sanık …’in kardeşi olan sanık …‘ın olay tutanağındaki anlatıma göre koliyi alarak kolluk görevlilerinden kaçmaya çalıştığı ve bu esnada “bir paket kaçak cep telefonuna mı kaldınız, s… gidin” şeklinde sinkaflı sözler söylediği tutanak altına alınmış olup, sanık …’nın anılan iş yeri ve kaçak cep telefonlarıyla ilgisinin olup olmadığının tespiti açısından, 12.06.2014 tarihli tutanak düzenleyicileri tanık sıfatıyla dinlenip, anılan pasaj ve çevresinde kolluk görevlileri aracılığla suç tarihinde “… Telekom” adlı iş yerini fiilen kimin işlettiği, sanık …’nın bu iş yerinde çalışıp çalışmadığı araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Katılan … İdaresi vekilinin ve sanık …’nın sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin yapılan incelemesinde ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin ve sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 09.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.