YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/877
KARAR NO : 2020/3824
KARAR TARİHİ : 25.11.2020
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki konkordato davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin, akaryakıt istasyonu bayilikleri ve taşınmaz kiralama işleri ile iştigal ettiğini, müvekkili şirketin borca batık olmadığını ancak hali hazırda borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğunu, sunulan proje doğrultusunda borçlarını ödeyebileceğini ileri sürerek, İİK’nın 287. maddesi uyarınca geçici mühlet kararı verilmesini ve ardından 1 yıl süreli kesin mühlet kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahiller, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, konkordato komiseri raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin kira geliri dışında bir gelirinin bulunmadığı, değerinden fazla gösterilen gayrimenkul satışlarından elde edilecek gelir ile borçların ödenemeyeceği, konkordato projesinin uygulanabilir proje olmadığı gerekçesiyle davanın reddi ile davacı şirketin iflasına karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilinin istinaf istemi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince davacı şirketin ..ı A.Ş. ile arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığı, satışı yapılacağı belirtilen taşınmazların bilirkişi raporunda belirtilen değerde satılması halinde dahi, projede belirtilen şekilde borçların ödenmesinin mümkün olmadığı, bilançonun aktifinde yer alan 27.453.510,19 TL’lik ticari alacağın şüpheli alacak olduğu, bu alacak ile ilgili hukuki sürecin davacı şirket lehine sonuçlanıp sonuçlanmayacağının belirsiz olduğu, bu haliyle, davacı şirketin borca batık olduğu sabit olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-İİK 287 /5. maddesinin yollaması ile 292/ son fıkrası gereğince “Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, konkordato talep eden borçlu şirketin yetkili temsilcisinin yargılama sırasında mahkemeye çağrılarak dinlenmediği, mahkemece bu hükmün yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu durumda, konkordato talep eden borçlu şirket yetkilisinin mahkemeye çağrılarak dinlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma nedenine göre, davacı şirket yetkilisinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Kdz. Ereğli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin kararı usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, HMK’nun 373/1. maddesi gereğince Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının KALDIRILARAK dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, (2) no lu bentte açıklanan nedenle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz istemi hakkında şimdilik karar verilmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.