YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4370
KARAR NO : 2020/11598
KARAR TARİHİ : 23.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇTAN ZARAR GÖREN : …
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanıklar … ve Malik müdafii ve suçtan zarar gören … vekili
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar … ile … hakkında mağdur …’e yönelik kasten yaralama ve sanık … hakkında müşteki …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklar… ve …’ın elleriyle sanık …’in de 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan şişeyle birlikte katılana saldırdığı, sanıkların fiil üzerinde hakimiyet kurarak, fikir ve eylem birliği içinde iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirdikleri kabul edilerek sanıklar hakkında TCK’nin 37/1. maddesi yollaması ile hüküm kurulmasına rağmen sanıklar
… ve … hakkında da TCK’nin 86/1 maddesi ile belirlenen temel cezanın TCK’nin 86/3-e maddesi ile arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, sanıklar hakkında bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören …’nın gerekçeli kararın tebliği üzerine, vekilinin hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 237/2. ve 260. maddeleri uyarınca İçişleri Bakanlığının kamu davasına katılan olarak, vekilinin ise katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz taleplerinin reddine, ancak;
a) Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
b) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 152/1-a maddesi uyarınca hüküm kurulması esnasında “6545 Sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önceki sanığın lehine olan hale göre” denilerek temel cezanın alt sınırdan ” 1 yıl hapis cezası” olarak belirlendiği, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nin 152/1-a maddesinde yapılan değişikliğe göre, öngörülecek ceza miktarının üst sınırının altı yıldan dört yıla indirildiği, bu haliyle 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişkliğin sanığın lehine olduğu ve yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
4) Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanığın mağdur …’ye yönelik 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamındaki basit kasten yaralama suçunun, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile; 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi suretiyle yapılan değişiklik nedeniyle, farklı mağdura yönelik olarak işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanık ile mağdur … arasında 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
b) Kabule göre, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 23.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.