Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/11489 E. 2012/13996 K. 13.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11489
KARAR NO : 2012/13996
KARAR TARİHİ : 13.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hüküm fıkrasında mahsuba ilişkin 765 sayılı TCK’nın 40. maddesi uygulanmamış ise de, infaz aşamasında gözetilmesinin olanaklı olduğu düşünülmüş, ayrıca dosyada bulunan adli emanet eşyaları hakkında da zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın 2004 yılı Eylül ayı içinde işlediği mağduru belli olmayan hırsızlık suçu hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında katılan …’a yönelik 19/10/2004 tarihinde gerçekleştirilen bir hırsızlık eyleminden dolayı açılmış bir kamu davası bulunmadığı, bu suretle hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin 2004 yılı Eylül ayı içerisinde işlenen ve mağduru belli olmayan hırsızlık suçuna ilişkin olması gerekirken, katılan …’a yönelik 19/10/2004 tarihinde işlenen hırsızlık suçunun varlığı kabul edilmek sureti ile karar verilerek hüküm karıştırılmış ise de;
Sanığa yüklenen 765 sayılı TCK’nın 491/2. maddesine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 765 sayılı TCY’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin karar tarihi olan 20.07.2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanığın katılan …’a yönelik 16.10.2004 tarihinde işlediği hırsızlık suçu hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Katılana ait araç üzerinde 14.03.2006 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen hükme dayanak oluşturan bilirkişi raporunda, açılıp kapanan kelebek cam mandalının sağlam ve muhkem olduğu, sert bir cisim kullanılarak şahsi çeviklik suretiyle aracın camından içeri girildiğinin belirlenmesi karşısında, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,

Sanığın, katılan …a ait araç içerisinden aldığı CD çalar ve oto teybinin değerinin suç tarihi itibariyle 540,00-TL. olup bu miktarın suç tarihindeki ekonomik koşullar ile paranın alım gücüne göre “hafif” nitelikte bulunduğu gözetilmeden, bu miktarın “pek hafif” nitelikte olduğunun kabulü ile sanığın cezasından 1/2 yerine 2/3 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayini,
Sanığın müşteki …’e yönelik 02.10.2004 tarihinde işlediği hırsızlık suçu hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, müşteki …’e ait aracın kelebek camını tornavida ile zorlayarak açıp araç içindeki CD çaları aldığının anlaşılmasına göre, adı geçen müştekiye ait araç üzerinde keşif yapılarak kelebek camının muhkem olup olmadığının tespitinden sonra suç niteliğinin tayini gerekirken, eylemin 765 sayılı TCK’nın 491/2. maddesine temas eder şekilde oluştuğunun kabulü ile sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Ayrıca sanığın müşteki … ve katılan ..’a yönelik suçlarına yönelik olmak üzere;
18/10/2004 tarihli yakalama, üst arama ve zapt etme tutanağı içeriğine göre, sanığın yakalanmasından sonra gerek katılan ve müştekiye ait, gerekse mağduru belli olmayan olay nedeni ile aldığı teyp ve CD çalarların yerlerini söyleyip göstermek sureti ile tam ve eksiksiz iadeyi sağladığı gözetilip, hakkında her bir suçundan dolayı 765 sayılı TCK’nın 523/1. maddesinin uygulanması gerekirken, hükümlerde bu maddenin uygulanmasına yer verilmeyerek sanık hakkında her bir suçundan dolayı fazla ceza tayini,
02/10/2004 ve 16/10/2004 olan suç tarihleri ile suçların işlendikleri yer ve zaman dilimlerinin gerekçeli karar başlığına yazılmaması sureti ile 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Sanığın doğru doğum kimlik bilgileri esas alınarak adli sicil kaydı yeniden çıkartıldıktan sonra koşulları varsa, hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 5. ve 14. fıkralarında yapılan değişiklik uyarınca, sanığın her bir suçu nedeni ile hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde yasal zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son. maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 13.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.