Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/16239 E. 2020/9695 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16239
KARAR NO : 2020/9695
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık ve suça sürüklenen çocuğun suça konu iş yerinden müştekinin beyanına göre, 100 TL değerindeki içecekleri çaldıklarının anlaşılması karşısında, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143/1. ve 168/2 maddeleri uyarınca hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına; suça sürüklenen çocuk hakkında ise hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143/1., 168/2 ve 31/3. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 13 ay hapis cezasına ise hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun’un 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 61/5. maddesine aykırı davranılması,
4-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 30/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.