YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6047
KARAR NO : 2013/10470
KARAR TARİHİ : 01.07.2013
Davacı 3.kişi … Makina Elekt. San. ve Tic. Ltd. Şti ile davalı alacaklı … ve davalı borçlu … Stunodor Ltd. Şti aralarındaki dava hakkında Ankara 13.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.11.2011 gün 2011/63 E ve 2011/1084 sayılı hükmün Dairenin 09.04.2012 gün ve 2012/1375-2012/4270 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davalı alacaklı ve davalı borçlu vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı 3.kişi vekili, Ankara 15.İcra Müdürlüğünün 2010/16271 sayılı takip dosyasından, 08.12.2010 tarihinde haczedilen makinelerin borçluya satılıp teslim edildiği ancak bedeli ödeninceye kadar kiracı olarak kullanacağının kararlaştırıldığını, bedel ödenmediğinden borçlu hakkında yaptıkları takip sırasında haczi öğrendiklerini mülkiyetin davacıya ait olduğunu belirterek, İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, davanın reddine ilişkin karar dairemizin 09.04.2012 tarih 2012/1375 Esas ve 2012/4270 Karar sayılı ilamı ile mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğu ancak karine aksinin davacı tarafından ispatı yönünde borçlunun bedeli ödeyip ödemediği ticari kayıtlar incelenerek araştırılması gerektiği şeklinde bozulmuş davalı alacaklı ve davalı borçlu vekili tarafından anılan bozma kararının hatalı olduğundan bahisle karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda:
1-Davacı 3.kişi borçlu elinde haczedilen makineleri borçluya mülkiyeti muhafaza kaydı ile sattıklarını iddia etmektedirler. Ancak taşınır malın mülkiyetinin devrini öngören mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi MK’nun 764.maddesi gerğince noterde resmi şekilde yapılması ve alıcının yerleşim yeri noterliğinin özel sicile tescili gerekmektedir.
Mülkiyeti saklı tutma sözleşmesinin geçerli olması için iki koşulunda birlikte gerçekleşmesi gerekir. Belirtilen şekilde yapılmayan satış kesin satıştır ve teslimle mülkiyet alıcıya geçer
Somut olayda, davacı 3.kişi ile borçlu arasında yapılan sözleşme belirtilen şekilde yapılmadığından satış kesin satış olup mülkiyet borçluya geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi isabetlidir.
2-Mahkemece verilen ilk karar, davacı 3.kişi tarafından avukatlık ücreti yönünden de temyiz edilmiş ve bozma kapsamına göre değinilmemiş isede karar bu kez yerinde bulunduğundan bu hususunda incelenmesi gerekmiştir. İstihkak davaları Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11.maddesi 4.fıkrası son cümlesi gereğince nisbi vekalet ücretine tabi davalardan olup takip konusu alacak miktarı ile haczedilen malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi vekilet ücretine hükmedilir.Hacizli mallar ihale ile satılmış ve ihale kesinleşmiş ise bu kez karşılaştırma ihale bedeli esas alınarak yapılması gerekir. Mahkemece, dava red edildiğinden davalı alacaklı yararına değeri daha düşük olan hacizli malların ihale bedeli üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 Sayılı HUMK’nin 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açaklanan nedenlerle, davalı alacaklı ve davalı borçlu vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle 30.11.2011 tarihli kararın 3.bendindeki “22.380,00TL” ibaresinin silinerek yerine “11.085,00” ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, tashihi karar peşin harcın karar düzeltme isteyen davalı alacaklı ve davalı borçluya geri verilmesine 01.07.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.