Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/16622 E. 2013/18181 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16622
KARAR NO : 2013/18181
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararanın tahsili istemine ilişkin olarak açılan davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir.
Dosya kapsamına göre; davalı apartman yönetimine ait kapıcılık işyerinde çalışan sigortalı, yönetici …’ın talimatı ile su sızdıran kazanı tamir etmeye çalıştığı sırada elektrik akımına kapılarak vefat etmiş olup; Mahkemece, hükme esas alındığı açıklanan kusur raporunda; davalılardan yönetici yönünden kusur irdelemesi ve ayrıştırması yapılmadığı gibi, hükme esas alınan hesap raporunun ise, ceza mahkemesince kabul edilen kusur raporuna göre düzenlendiği ve böylece çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, haksahiplerine aynı zamanda ölüm aylığı bağlandığı ve bu nedenle ölüm gelirinin yarıya indirildiği hususu gözetilmemiştir. 506 sayılı Yasanın 92. maddesi, “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir.” düzenlemesini içermektedir.
Kurumun, sigortalı veya haksahiplerine bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi; bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin, yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda; Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönü de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır.
Dava konusu edilen gelirlerin, 506 sayılı Yasanın 92. maddesi uyarınca indirildiğinin anlaşılması halinde; davalının tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarının; gelirin başladığı tarih itibariyle 506 sayılı Yasanın 92. Maddesi uyarınca indirilmiş hali üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, indirme tarihine kadar yapılan fark fiili ödeme miktarının da eklenmesi suretiyle belirlenmelidir.
Mahkemece, işveren ve yönetici …’ın kusur durumlarını oluşa ve işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına uygun olarak ayrı ayrı saptayan konusunda ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden kusur raporu alınarak ve davalıların ödeme iddiası üzerinde de durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz rapora dayalı olarak karar verilmesi isabetsizdir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular üzerinde bulunması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.