YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13555
KARAR NO : 2020/11810
KARAR TARİHİ : 08.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında iş yerinde ele geçen 34 paket içerisinde 680 adet doldurulmuş makaron ve 5.500 gr çay nedeniyle 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kamu davası açılmış olup, dava konusu çayın suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi kapsamında olduğu, doldurulmuş makaronların ise yabancı menşeili olduklarının tespiti halinde suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi kapsamında olacağı, yerli olduklarının tespiti halinde ise suç tarihinde yürürlükte bulunan 6111 sayılı Yasanın 175. maddesi ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/5-ı maddesinde belirtilen ve idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı, 29/12/2014 tarihli bilirkişi raporunda ele geçirilen çayların yabancı menşeili ve kaçak olduğu belirtilmekle birlikte doldurulmuş makaronlarla ilgili görüş belirtilmediği, dava konusu doldurulmuş makaronlar yönüyle makaronlar ve içerisindeki kıyılmış tütünlerin yabancı menşeili olup olmadıklarının tespiti hususunda ek bilirkişi raporu alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, doldurulmuş makaronlar ”kaçak tütün mamülü” olarak değerlendirilerek suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Yasanın 3/18. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3. Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK.nun 52/2 maddesi yerine TCK’nun 52. maddesinin yazılması suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.