Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/18179 E. 2020/11219 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18179
KARAR NO : 2020/11219
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

Kasten yaralama suçundan sanıklar … ve …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 87/3, 29 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay 9 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına dair …5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2008/369 Esas, 2018/255 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 16.03.2020 tarihli ve 2020/4703 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2020 tarihli ve 2020/40604 sayılı tebliğnamesi Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanıklar hakkında yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1. maddesi uyarınca tayin edilen 1 yıl 6 ay hapis cezasından anılan Kanun’un 86/3-e maddesi gereğince yarı oranında artırım yapıldığında 1 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 2 yıl 3 ay hapis cezası tayin edilmesini takiben, aynı Kanun’un 87/3. maddesi uyarınca yarı oranında yapılan artırım sonucu 1 yıl 28 ay 15 gün hapis cezası belirlenmesi yerine 3 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası belirlendikten sonra, anılan Kanun’un 29. maddesi gereğince 1/4 oranında yapılan indirim neticesinde 1 yıl 18 ay 11 gün hapis cezasına hükmolunması yerine 2 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası tayin edilip, tayin edilen bu cezadan anılan Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 13 ay 9 gün hapis cezası belirlenmesi yerine 2 yıl 1 ay 9 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu

nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.)
İlk derece mahkemesince verilen bir hükmün üst mahkeme tarafından lehe bozulması halinde, bozma nedenlerinin istinaf isteminde bulunmamış olan sanıklara da uygulanmasının mümkün olması halinde, bozmanın 5271 sayılı CMK’nin 280/3. maddesi uyarınca hükmü istinaf etmeyen sanıkların sirayet yoluyla hükmün bozulmasından istifade ettirilmesi gerekecektir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde;
Yaralama suçundan sanık … ve diğer sanık … hakkında …5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2008/369 Esas, 2018/255 Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün sanık … müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, …Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 16.10.2019 tarihli, 2018/2966 Esas, 2019/2536 Karar sayılı bozma ilamında; “Sanık hakkında, müşteki Kasten Yaralama yaralama eyleminden dolayı TCK’nun 86/1 maddesi uyarınca tayin olunan “1 yıl 6 ay hapis” cezasından, TCK’nun 86/3-e maddesi gereğince (1/2) oranında arttırım yapıldığında “1 yıl 15 ay hapis” , TCK’nun 87/3 maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapıldığından “1 yıl 28 ay 15 gün ” , TCK nun 29. maddesi gereğince indirim yapıldığında ” 1 yıl 18 ay 11 gün ” , TCK nun 62.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında ” 1 yıl 13 ay 9 gün ” hapis cezası yerine, hesap hatası yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini” nedeni ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. Böylece … hakkında istinaf incelemesinden geçen karar ile ilgili kanun yararına bozma yoluna başvurulması mümkün değildir…. yönünden ise; mahkemenin sanık … hakkındaki dosyayı yeniden ele alıp duruşma açarak diğer sanık … hakkındaki hesaplama hatasındaki düzeltmeyi hükümlüye sirayet ettirerek bir karar vermesi gerekmektedir. Kanuni bir zorunluluk olan sirayetin istinaf ilamında işaret edilmemesinin sonuca etkili olmayacağı gözetildiğinde kanun yararına bozma talebine konu edilen hukuki sorunun ilk derece mahkemesinden talep edilecek istinaf kararının hükümlüye sirayeti sağlanarak çözülmesi mümkün iken olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozmaya başvurulamayacağı anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle, sanıklar … ve … hakkında yaralama suçundan …5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2008/369 Esas, 2018/255 Karar sayılı kararlarına yönelik, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamedeki yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.