Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/1314 E. 2013/7547 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1314
KARAR NO : 2013/7547
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri ve dava dışı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılar … ve … Teknik Tıbbi Malzemeler Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile borçlu …’ın kendisine ait 4 sayılı parsel üzerindeki dairesini boşandığı eşi davalı …’na onunda diğer davalı …’e sattığını, 9 sayılı parsel üzerindeki dairesini de yine davalı …’na sattığını, davalı …’nun kendisine ait şirket paylarını oğlu olan davalı …’a sattığını, borçlu davalı … Teknik Tıbbi Malzemeler Tic. Ltd. Şti. ise kendisine ait …,… plakalı araçları davalı …Sağlık Ürünleri ve … Aletleri İth. Ve İhr. Dış Tic. Ltd. Şti.ne, … plaka sayılı aracı ise davalı …’ya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davalılar arasındaki tasarrufların mal kaçırma amacı ile yapılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından tavzih talebinin reddine ilişkin karar yönünden, davalılar vekilleri ile dava dışı … tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 3. kişi konumundaki davalı …’nın borçlu davalı …’in boşandığı eşi ve ayrıca iş ortağı olması nedeniyle borçlunun alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar … ve …’ın 1055 ada 9 sayılı parsel üzerindeki 5 nolu mesken’e ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davacı vekili ile davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış olup, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Anayasa’nın 141.maddesinde mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı açıklanmış, aynı zorunluluk 6100 sayılı HMK.nın 297 (1086 sayılı HUMK.nun 388.) maddesinde de düzenlenmiştir. Bu maddede hakimin uyuşmazlık konusu olan olay hakkında tüm kanıtları toplaması, tartışması, bu kanıtlardan hangisine değer verdiğini, kanıtlardan hangisine değer vermediğinin nedeni, hangilerini üstün tuttuğunun dayanaklarını değerlendirdikten sonra bir sonuca varmasının zorunlu ve gerekli olduğu vurgulanmıştır. Zira böyle bir yöntemin izlenmesi durumunda ancak kararın gerekçeli olduğu kabul edilebilir. Hükmü kuran hakimin böyle bir yöntemi izlemesi halinde maddi olgularla hüküm fıkrası arasında bir bağlantı kurulmuş olabilecektir. Ayrıca gerekçe sayesinde kararın doğruluğu denetlenmiş ve davanın tarafları tatmin ve inandırılmış olacaktır. Tüm bunlardan başka adil bir yargılamanın yapıldığı sonucuna varılacaktır. Yerel mahkeme kararında öncelikle belirtilen bu hükümlere uyulmamış, mahkeme gerekçesi eksik ve yetersiz bulunmuştur.
Ayrıca iptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarruflarının iptaline hükmettirmektir. Bu davanın ön koşulu ise, borçlu hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması ve takip sonucunda alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) olmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar
arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
İİK.nın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir.
Somut olayda borçlu davalı … Teknik Tıbbi Malzemeler Tic. Ltd. Şti. adresinde haciz işlemi yapılmamıştır. Yine borçlu davalılar tarafından şirket hisselerinin devrine ilişkin bir tasarruf olmadığı halde borçlu durumda olmayan davalı … tarafından satışı yapılan şirket hisselerine ilişkin olarak da iptal kararı verilmiştir. Dava konusu … plaka sayılı araç borçlu davalı şirket tarafından 15.05.2007 tarihinde davalı …’ya satılmış, onun tarafından da 10.09.2007 tarihinde dava dışı …’a satıldığı halde son malik olarak görünen … davaya dahil edilmeksizin yapılan tasarrufun iptali ile davacıya cebri icra yetkisi tanınmıştır. Aynı şekilde dava konusu… plaka sayılı aracı 3. kişi konumundaki davalı … Sağlık Ürünleri ve Müzik Aletleri İth. Ve İhr. Dış Tic. Ltd. Şti.den satın alan … davaya dahil edilmeden bu araç hakkında da davacıya cebri icra yetkisi verilmiştir. Dava konusu … plaka sayılı aracı borçlu davalı şirketten 11.06.2007 tarihinde satın alan … davaya edilmeden yapılan tasarrufun iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece yukarda açıklandığı gibi borçlu davalı şirket hakkında kesin veya geçici aciz belgesi
sunması için davacıya süre verilmesi, iptali talep edilen şirket hisselerinin borçlu olmayan davalı … tarafından satıldığı ve borçlular tarafından hisse devrine ilişkin yapılmış bir tasarruf olmaması nedeniyle buna ilişkin davanın reddine karar verilmesi, dava konusu…plaka sayılı aracın 3. kişi konumundaki davalı … … tarafından dava dışı 4. kişi … ‘a satıldığı, yine aynı şekilde… plaka sayılı aracın 3. kişi …Sağlık Ürünleri ve Müzik Aletleri İth. Ve İhr. Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı 4. kişi …’a satıldığı halde … ve … davaya dahil edilmediğinden davacı tarafa adı geçen kişileri davaya dahil edip etmeyeceği sorularak davaya dahil etmediği takdirde bu araçlara ilişkin davanın İİK.nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşeceğinin düşünülmesi, dava konusu … plaka sayılı aracı borçlu davalı şirketten 11.06.2007 tarihinde satın alan… ile borçlu şirket arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğu halde davaya dahil edilmemiş olduğundan adı geçen kişinin davaya dahil edilerek kendisine usulüne uygun dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması, kararın gerekçesinde hangi tasarruf için hangi gerekçe ile karar verildiğinin ayrıntılı bir biçimde tartışılması ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere eksik araştırma ve inceleme sonucu yetersiz gerekçe ile karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve …’ın 1055 ada 9 sayılı parsel üzerindeki 5 nolu mesken’e ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalıların diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre …’ın temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı, dava dışı … ve davalılar …,… Sağlık, … Teks, … ve … ya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 5.135,13 TL kalan harcın temyiz eden davalılar …
ve … ‘den alınmasına 23.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.