Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2008/14576 E. 2010/330 K. 18.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14576
KARAR NO : 2010/330
KARAR TARİHİ : 18.01.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA :Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, ücret, prim ücreti,
kötüniyet tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenin Balgat şubesinde 5 Mayıs 2003 tarihinde işe başladığını, iş sözleşmesinin Ocak 2004’de Noterden çekilen ihtarname ile hırsızlık suçlaması ile haksız olarak feshedildiğini, tazminat ve alacaklarının ödenmediğini belirterek, davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma ücreti ve prim alacağının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kurye olarak çalışmakta iken aynı tekstil şirketine ait kolilerden birinin kaybolduğunu, üç gün geçtikten sonra iki kolinin çalındığını, bu nedenle davacı ve diğer çalışanların işine son verilerek savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Tarafların iddia ve savunması, dosyaya alınan belge içerikleri, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu gözönüne alındığında; davacının davalı işveren yanında hizmet akdi ile çalıştığı işyerinde meydana geldiği iddia edilen hırsızlık olayının davacı ile kesin bağlantısının belirlenemediği anlaşılmakla iş akdinin davalı tarafça haksız feshedildiği, davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği bu nedenlerle, davacının bilirkişinin belirlemiş olduğu miktarlar itibarıyla tazminat ve alacakları bulunduğu” gerekçesiyle ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve ücrete ilişkin talebin kabulüne, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını
ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda, dosya içeriğinden, davacının kurye olarak çalıştığı ve kendisine teslim edilen kolilerden birinin eksik olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davacının bu eylemi doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan davranış niteliğinde olup bu durum, davalı işveren yönünden haklı fesih sebebidir. Mahkemece, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabul hükmü kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.