Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/1268 E. 2020/4360 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1268
KARAR NO : 2020/4360
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) bozmaya uyularak verilen 30.03.2018 tarih ve 2017/240-2018/196 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.10.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında iki ayrı personel taşıma sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmeler kapsamında edimini yerine getirdiğini, sözleşme tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa uyarınca gerekli şartları taşıyan özel işyeri sahiplerinin çalıştırdıkları işçiler için yatırmaları gereken prim tutarının %5’lik kısmının hazine tarafından karşılanacağını, müvekkilinin de bu yasada öngörülen şartları taşımasına rağmen davalının müvekkilinin hakedişlerinden %5’lik kesinti yaptığını ileri sürerek, şimdilik 143.633,11 TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.09.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 169.943,68 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilince yapılan kesintilerin mevzuata uygun olduğunu, ihtirazi kayıt koymadan hakedişlerini alan ve daha sonra da süresi içinde bunlara itiraz etmeyen davacının bu davayı açamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davada zamanaşımı itirazının süresinde yapıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesine dayalı olarak davacının hakedişlerinden davalı tarafça 5510 sayılı Kanun’un 81. maddesi uyarınca yapılan kesintilerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak zamanaşımı def’inin süresinde yapılmış olduğundan bahisle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK’nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasa’nın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkemece her bir hak ediş ve ödeme tarihleri nazara alınmak suretiyle Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere 6762 sayılı TTK’nın 767. maddesi uyarınca, dava konusu alacak talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde, gerekçesi de belirtilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.