Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/544 E. 2020/3696 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/544
KARAR NO : 2020/3696
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11.07.2017 tarih ve 2016/182 E. – 2017/401 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.11.2018 tarih ve 2018/287 E. – 2018/1254 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 29.09.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı … San. A.Ş. vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 02.12.2015 tarihinde davalı şirketin olağan genel kurulunun yapıldığını, davacının itirazlarına rağmen kararlar alındığını, müvekkilinin talebine rağmen kendisine hiçbir defter ve kaydın verilmediğini, davalı şirketin finansal tabloları, yönetim kurulunun faaliyet raporlarını, denetim raporlarını, kâr dağıtım önerisini, yönetim kurulundan şirketin işleri hakkında, denetimde ise denetimin yapılma şekli ve sonuçları kapsamında bilgi edinme hakkının geçiştirici hesap verme kuralını hiçe sayılarak karşılamadığını, müvekkilinin bilgi hakkının tamamen ihlal edildiğini ve inceleme talebinin tümüyle red edildiğini, müvekkilinin genel kurulda sorduğu sorular tutanak altına alınmadığı gibi muhalefet şerhinin de yazılmadığını, bilgi edinme talebiyle Düzce 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/599 esas sayılı dosyasında dava açıldığını ileri sürerek 02.12.2015 tarihli olağan genel kurulun yoklukla malul olduğunun tespitine, genel kurulda alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davaya konu edilen şirket olağan genel kurul toplantısının 02.12.2015 tarihinde tüm şirket ortaklarının katılımı ile yapıldığını, şirket ortaklarının beş kişiden oluştuğunu, yasa gereği bakanlık temsilcisinin de hazır bulunduğunu, davacı şirket ortağının toplantı tutanağının 3. maddesinde denetçi tarafından verilen 2012-2013-2014 yıllarına ait denetim raporlarını müzakeresinde kabul yönünde oy kullandığını, diğer maddelerinde ret oyu kullandığını, davanın kötü niyetli açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bilgi edinme hakkının gereği gibi karşılanmadığı, denetim faaliyet raporlarının yayınlanmadığı gibi davacının bilgisine sunulduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının genel kurul toplantısına katıldığı ve oylamalarda ret oyu kullandığı anlaşılmakla birlikte muhalefet şerhini zapta geçirtmediği, buna engel olduğu iddialarının ise ispatlanamadığı, bilgi alma hakkının kısıtlandığı iddialarına gelince, bu yönde çekilmiş bir ihtar açılmış bir dava bulunmadığı, bu iddiaların ayrı bir davanın konusu olabileceği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30.09.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.