Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/22054 E. 2012/29231 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22054
KARAR NO : 2012/29231
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 27.08.2009 tarihli reklam protokol sözleşmesinin yapıldığını, kendisinin sözleşme gereğince edimini yerine getirdiğini ancak karşı tarafın sözleşmeden doğan borcunu ifa etmediğini, alacağını tahsil amacıyla 29.11.2010 tarihi itibariyle 24.836,57-TL alacağın tahsili için Turgutlu 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/5184 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, reklam panosunun sözleşme gereği davacı kulübün futbol sahasında kale arkasına asılması gerektiğini, ancak davacın panoyu asmadığını, kendi edimini ifa etmediği için bu zamana kadar ödediklerinden fazlasının istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde olmayan sair tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, taraflar arasındaki 2009-2010 sezonu boyunca reklam panosu asılmasına ilişkin 27.8.2009 tarihli protokolden doğan borç hakkında yürütülen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının panoyu sözleşmede belirlenen yere asmadığı kabul edilerek edimin kötü ifası nedeniyle takibe konulan alacağın hakkaniyet gereği %75 oranında indirimi suretiyle dava kısmen kabul edilmiştir. Davacı tarafından edimin kötü ifa edildiğinde tereddüt bulunmamaktadır. Ne var ki, davalı taraf da 27.10.2010 tarihinde davacıya gönderdiği ihtara kadar panonun asıldığı yere herhangi bir itirazda bulunmayıp sözleşmeyi feshetmeyerek kusurlu davranmıştır. Davacı da, kendisine çekilen ihtara kadar ödenen ücret miktarına itiraz etmemiş, edimin gereğince yerine getirilmediğini dile getirmemiştir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 98/1. maddesi ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 114/1. maddesi gereğince borçlu her türlü kusurundan sorumlu ise de sorumluluğun kapsamı işin özel niteliğine göre belirlenecektir. Somut olayda, her iki tarafın da kusurlu olduğu anlaşılmakta ise de davacının talep ettiği sözleşme bedelinden %75 oranında indirim yapılması, tarafların kusur durumuna göre fazla olup, hakkaniyet gereği indirimin yeniden değerlendirilmesi, neticesine göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.