Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/30051 E. 2020/14776 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/30051
KARAR NO : 2020/14776
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde, 01.05.2003-30.09.2012 tarihleri arasında çalıştığını, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları bakımından kısmi ödeme yapılmak suretiyle işten çıkartıldığını, ancak bakiye alacaklarının ödenmediğini, ödenmeyen fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da bulunduğunu ileri sürerek bakiye kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, alacaklarının da ödendiğini ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında giydirilmiş ücretin hesaplanması hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Öte yandan; bir dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’nun “Dava dilekçesinin içeriği” başlıklı 119’uncu maddesinde belirtilmiştir. Söz konusu maddeye göre;
“(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Mahkemenin adı.
b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.
e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
g) Dayanılan hukuki sebepler.
ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.
h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.
(2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.”
Dolayısıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesine göre de, davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıalarını sıra numarası altında açık özetlerini dava dilekçesinde belirtmesi gerekir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde ihbar ve kıdem tazminatı hesabına esas giydirilmiş ücret bakımından somutlaştırma yükümünü yerine getirmemiş, ücret ve ücret eklerine ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Hal böyle olmakla birlikte, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanıklarının beyanlarına göre, temel ücrete takdiren 120,00 TL yemek ve 120,00 TL yol yardımı eklenmek suretiyle giydirilmiş ücret tespit edilmiş; kıdem ve ihbar tazminatı alacakları buna göre hesaplanarak, mahkemece hüküm altına alınmıştır. Ancak, dosyada bir kısım ücret bordroları yer almakta olup; söz konusu ücret bordrolarında da yemek ve yol yardımına ilişkin herhangi bir tahakkuk bulunmadığı gibi; davalı vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında da salt tanık beyanları ile temel ücrete ilaveten eklenen yemek ve yol yardımına itiraz etmiştir. Buna göre, Mahkemece gerek HMK’nın 26. maddesinde yer alan taleple bağlılık ilkesine gerekse de HMK’nın 119. maddesindeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde; davacının dava dilekçesinde somutlaştırma yükümünü yerine getirmediği işbu halde; ücrete ilaveten yemek ve yol yardımının salt davacı tanıklarının beyanları esas alınmak suretiyle tazminata esas ücrete eklenmesi ve kıdem ve ihbar tazminatının bu ücret esas alınarak hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.