YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/622
KARAR NO : 2020/4027
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.11.2017 tarih ve 2016/137 E- 2017/902 K. sayılı kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.11.2019 tarih ve 2018/1115 E- 2019/1375 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı Bankanın Arkadaş Grup Hazır Giyim Konfeksiyon İnş. Gıda. Tem.Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti’ye kredi kullandırımı sırasında şahsına ait taşınmazı ipotek olarak verdiğini, ipotek tesis işlemini müteakiben davalı Banka Necatibey Şubesi görevlileri tarafından şubeye ipotek veren kişinin kredi ile ilgili tamamlayıcı nitelikteki bazı belgeleri imzalaması gerektiği gerekçesi ile davet edildiğini, ilgili şubeye gittiğini, burada imzalamış olduğu belgeler ile de tarafına (ipoteğin tamalayıcısı olduğu gerekçesiyle) kandırılmak suretiyle Arkadaş Grup Hazır Giyim Konfeksiyon İnş. Gıda. Tem. Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti’ye iradesi dışında kefil olduğunu, bunun yanında tarafınca sadece 50.000,00 TL bedelli bir evrakla ilgili (sonradan öğrediğine göre genel kredi sözleşmesi) olarak imza vermiş olduğunu, davalı banka görevlileri ve şirket yetkilisi tarafından hile ve kandırma yolu ile (aynı sözleşmenin ikinci nüshasının da imzalanması gerektiği, eksik imzanın bulunduğu gerekçesi ile) ikinci bir sözleşme daha imzalatılmak suretiyle 100.000,00 TL için iradesi dışında kefaletinin alındığını, nitekim bu kredi sözleşmelerinin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere sözleşmelerde bulunan kredi miktarı, tarih. v.b. yazıların tarafına ait olmayıp davalı banka görevlisi tarafından yazıldığını, bunun yanında bir defa ilgili Banka şubesine gittiğini, tarafına imzalatılan sonradan tarih eklenmek suretiyle borçlanmasına neden olan ikinci sözleşmenin tarihi olan 12.10.2011 tarihinde hiç bir şekilde bankaya gitmediğinin yapılacak olan inceleme ile tespit edileceğini, bu şekilde kabul anlamına gelmemekle birilkte kefil olduğu Arkadaş Grup Hazır Giyim Konfeksiyon İnş. Gıda. Tem. Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olan … ile yaptığı görüşmelerde adı geçen kredi borcunun ödendiğini, ödemelerinde herhangi bir sıkıntının bulunmadığını bildirdiğini, ancak davalı banka tarafından keşide edilen tarafına hiç bir şekilde ulaşmayan haricen bilgi sahibi olduğu Ankara 25. Noterliği’nin 18.12.2012 tarih 32200 y. No’lu ihtarnamesi ile borçlu Arkadaş …. Ltd. Şti’nin kullanmış olduğu 1307822187 hesap nolu taksitli destek kredisi nedeniyle 17.503,8–3 TL,
…hesap nolu taksitli destek kredisi nedeniyle 19.054,22 TL, 1307823160 nolu destek kredisi nedeniyle 4.002,79 TL 1307824903 no’lu ticari ödeme pl. oto kredisi nedeniyle 43.132,73 TL ile 5941 sayılı Çek Kanunu’nun gereğince çek yaprağı başına 1.000,00 TL olmak üzere iade edilmeyen 15 adet çek yaprak bedeli olarak 15.000,00 TL’nin ödenmesi hususunda ihtar edildiğini, bu durumdan haricen haberdar olunması üzerine ilgili banka şubesine gittiğini ve anılan firma tarafından borçların ödenmediğini öğrediğini, haciz ve ipotek karşılığı alınan kredi tutarının tarafınca aylık taksitlerle davalıya haksız olarak toplam 82.560 TL ödendiğini iddia ederek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 30.000,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her iki genel kredi sözleşmesinin de usulüne uygun bir şekilde davacı tarafından imzalandığını ve bu güne kadar imzaya bir itirazının olmadığını, davacının kendi rızası ile ödemeleri yaptığını bildirerek davanın reddi ile %20’den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının kefaletinin geçersiz olduğu ve aldatma yolu ile elde edildiğine ilişkin iddiasının haklı ve yerinde olmadığı, davacının iki kredi için sorumluluğu olduğu toplamının 210.500,00 TL olduğu, davacının kefaletten dolayı davalı bankaya 28.01.2016 tarihi itibariyle 2.001,80 TL fazla ödemesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.001,80 TL’nin 15.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı asil ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun faiz türü yönünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüne, sair istinaf istemlerinin reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüyle 2.001,80 TL’nin 15.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.