Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/3018 E. 2012/3910 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3018
KARAR NO : 2012/3910
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Takip dayanağı Kocaeli 1.İş Mahkemesinin 15.07.2011 tarih ve 2005/760 Esas, 2011/609 sayılı kararının maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğu görülmektedir.
Alacaklı … tarafından 04.10.2005 tarihinde Avukat …’ye ve Avukat …’ye vekalet verilmiş, takibe de Avukat … tarafından başlanmıştır.
Borçlu tarafın İcra Mahkemesine başvurusu dayanak ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağı ve alacaklı …’in medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmadığı vesayet altında olup, avukatına verdiği vekaletle dava açılamayacağına yöneliktir.
Dayanak ilam maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, HMK. 367/2 maddesi gereği icraya konulabilmesi için kesinleşmesine bağlı değildir.
Alacaklı … 24.07.2009 tarihinde vesayet altına alınmış, Melahat Gürelik kendisine …. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1412 Esas, 2009/679 Karar sayılı ilamı ile vasi olarak atanmıştır. Vasi Melahat’ın ise 01.10.2009 tarihinde Avukat …’yi vasi sıfatı ile …’e vesayeten vekil tayin ettiği görülmektedir.
HMK.nun 77/1. maddesi gereğince vekaletnamenin aslını veya örneğini vermeyen vekil dava açamaz ve yargılama ile ilgili hiçbir görev yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hallerde mahkeme “vereceği kesin bir süre içinde” vekaletnamesini getirmek şartıyla vekilin dava açmasına veya usul işlemleri yapmasına izin verebilir. Bu süre içerisinde vekaletname verilmez veya aynı süre içinde asil, yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçe ile mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış sayılır ve yapılan işlemler hükümsüz kalır.
Anılan madde hükmüne göre, mahkemece bu yönde bir mehil verilmediği gibi, dosyaya vasi tarafından avukata verilen vekaletin sunulduğu da düşünülmeksizin istemin reddi yerine kabul kararı verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.