YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/228
KARAR NO : 2020/3995
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/07/2019 tarih ve 2019/121 E- 2019/251 K. sayılı kararın yargılamanın yenilenmesini isteyen karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/11/2019 tarih ve 2019/2657 E- 2019/2613 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi yargılamanın yenilenmesini isteyen karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karşı davacı vekili, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 22/09/2014 tarih, 2013/141 Esas ve 2014/179 Karar sayılı kararı ile karşı davalı adına TPMK nezdinde tescilli 2009/05082 numaralı tasarıma ilişkin hükümsüzlük taleplerinin reddine karar verildiğini, ancak kesinleşen kararın ağır yargılama hataları içerdiğini, dava konusu tasarımın harcı alem olup, davalı firma yetkililerinin haksız ve kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, karşı tarafça hükümsüzlüğe neden olabilecek ihtarnamenin hile ile dosyaya ibraz edilmediğini ileri sürerek yargılamanın yenilenmesine ve karşı davalı adına 2009/05082 sayı ile tescilli endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımaması nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Karşı davalı vekili, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, HMK’nın 375. maddesinde sayılan sebepler bulunmadığı gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, yargılamanın yenilenmesini isteyen karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce, hile ile gizlendiği ileri sürülen ihtarnamenin bizzat yargılamanın yenilenmesini talep eden yanın elinde bulunan bir belge olduğu, bunun ilk yargılamada ibraz edilmediği, sonradan ortaya çıkan bir belge olmadığı, bu ihtarnamenin davacı-karşı davalı tarafça bildirilmemesinin hile olarak nitelendirilemeyeceği, yargılamanın yenilenmesi koşulları bulunmadığı gerekçesiyle karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, yargılamanın yenilenmesini isteyen karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, yargılamanın yenilenmesini isteyen karşı davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 44,40 TL harcın temyiz eden yargılamanın yenilenmesini isteyen karşı davacıya iadesine, 12.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.