Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/1818 E. 2020/4943 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1818
KARAR NO : 2020/4943
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.12.2016 gün ve 2014/1218E. – 2016/648 K. sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 21.01.2019 gün ve 2017/3231 E. -2019/540 K. sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından ithal edilen malların AHL gümrüğüne bağlı davalı şirketin antreposuna konduğunu, 13.10.2007 tarihinde depoya giren sel suları nedeniyle hasar meydana geldiğini, zararın toplam 14.343 Euro olduğunu, zarar görmeyen malların gümrükleme işlemi yapılarak satıldığını, zarar gören kısmın alınmayıp depoda bırakıldığını, zarar gören malların hasar bedelinin istenmesine rağmen ödenmediğini, hasar gören malların satılmaması nedeniyle en az %20 kârdan da mahrum kaldıklarını ileri sürerek, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile ödeme sırasında mevcut resmi kurdan TL’ye çevrilmek şartıyla 13.500 Euro alış bedeli, 843 Euro navlun bedeli ve 2.700 Euro kazanç kaybı tutarı olmak üzere toplam 17.043 Euro’nun tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, diğer davalı adına paket yangın sigortası poliçesi tanzim edildiğini, poliçe peşinat priminin dava konusu hasar tarihinden sonra ödendiğini, hasar tazminat tutarı belirlenirken poliçede kararlaştırılmış olan “sel suyu baskını ile ilgili olarak meydana gelebilecek her bir hasarda emtiadan %2 oranında tenzili muafiyet” indiriminin uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin kâr kaybı için poliçe teminatının mevcut olmadığını, davacı tarafın, davalı … şirketini temerrüde düşürmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Öz Gemlik Zeytincilik ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının Özgemlik Zeytincilik ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti aleyhine açtığı davayı atiye terk ettiği, diğer davalı yönünden geçerli bir temlik sözleşmesi bulunmaması nedeniyle davalı … A.Ş.’nin davada hasım sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davalı Özgemlik Zeytincilik ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti’ye açılan dava yönünden ilk kararda olduğu gibi karar verilmesine yer olmadığına, davalı … A.Ş. yönünden ise davanın husumetten reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.