YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1805
KARAR NO : 2020/3862
KARAR TARİHİ : 26.11.2020
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalının 17.10.2008 tarihinde yıllık %120 işlemiş faizi ile birlikte toplam 9.426,93TL üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkilinin icra takibinden sonra tüm borcunu davalıya ödediğini ancak davalının hiç ödeme yapılmamış gibi icra takibini 18.01.2012 tarihinde yenilediğini, müvekkilinin davalının belirlediği bedel üzerinden ödeme yaptığını, asıl alacak kalemlerine işletilen faiz oranının haksız olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının borcunun bitmediğini savunarak davanın reddi ile %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 21.01.2015 tarih ve 2014/8905E., 2015/360K. sayılı ilamıyla takip tarihinden dava tarihine kadar olan dönemde yürürlükte olan yasal faiz oranının yıllık %9 olması dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece; önceki gerekçeler yanında bir kanunun geçmişe dönük uygulanması ile eldeki davalara uygulanmasının farklı şeyler olduğu, yeni kanunun dava konusu olan veya olmayan hususları yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanacağı, kanun koyucunun bunun aksine bir amacı olması halinde, kanunun geçmişe dönük uygulanacak şekilde geçici hüküm veya açık hüküm koyması gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 26.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.