Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/20424 E. 2012/29537 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20424
KARAR NO : 2012/29537
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

… vekili Avukat…. ile … … vekili Avukat …..aralarındaki dava hakkında … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 1.7.2010 tarih ve 8-294 sayılı hükmün Dairenin 20.4.2011 tarih ve 17730-3640 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR

Davacı, davalının adına hareket eden vekili dava dışı …’den 6.1.2009 tarihli düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesi ile B blok 2 numaralı daireyi 71.000 TL’na satın aldığını ve bedelini ödediğini, ancak davalının tapu devrini yapmadığını, ortada binanında bulunmadığını ileri sürerek dairenin adına tescilini, tescil edilse dahi zararının olacağından 10.000 TL zararının tahsilini, bunların kabul edilmemesi halinde ödediği 71.000 TL’nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisine ait arsa üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca binanın inşaa edilmesi için dava dışı …’in yetkilisi olduğu dava dışı şirket ile 3.1.2006 tarihinde sözleşme yaptıklarını, müteahit şirkete isabet eden dairelerinde satılabilmesi için …’e vekaletname verdiğini, davacıya kendisinin daire satmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 71.000 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı temyizi üzerine dairemizce onanınca da davalı bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Davacı eldeki davada, davaya konu daireyi davalının vekili olan dava dışı …’den satın alıp bedelini ödediğini iddia ederek talepte bulunmuş, davalı ise davacıya daireyi kendisinin satmadığını, dairenin kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca müteahit firmaya isabet eden daire olduğunu, müteahide kalacak dairelerin müteahit tarafından satılabilmesi içinde firmanın yetkilisine vekaletname verdiğini, davacıya satışından bu şekilde yapıldığını savunmuştur. Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı arsa sahibi ve arkadaşları ile … Ltd. Şti. arasında 3.1.2006 tarihinde düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, davaya konu dairenin müteahide isabet eden dairelerden 2012/20424-29537
Olduğu, davalı ve diğer dava dışı arsa sahiplerinin daireleri satması için müteahit şirket yetkilisi …’i vekil tayin ettikleri ve vekil …’in de 6.1.2009 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 2 numaralı dairenin davacıya satışını vaad ettiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki davacının davalıdan daire satın aldığına dair bizzat davalının imzasını taşıyan bir sözleşme sunulmadığı gibi, satış parasınında bizzat davalıya ödendiğine dair delilde ibraz edilmemiştir. Arsa sahiplerinin, binayı inşaa eden müteahide isabet eden dairelerin arsa hissesini devretmeleri için müteahide vekaletname verdikleri, bu ilişkide daireyi bizzat satan ve parayı alan şahsında yüklenici olduğu bilinen bir vakıa olup, arsa sahibinden bizzat dairenin alındığının ve paranında ona ödendiğinin ayrıca ispat edilmesi gerekir. Dava konusu olayda, davalının bizzat davacıya dairenin satılması hususunda anlaştıkları ve bedelinde davalıya ödendiğine dair herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. O halde davacının davasını yasal delillerle ispatladığı hususu kabul edilmez. Ne varki davacı delillerinde sair kanuni delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya iddiasını ispat zımnında davalıya yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hüküm kurulması gerekir. Mahkemenin davanın kabulüne dair kararı bu gerekçe ile bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşılmış olmakla, davalının bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazının kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme itirazının kabulüne, dairemizin 2012/1981-6098 sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.