YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20519
KARAR NO : 2020/11993
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı TCK’nin 86/1,86/3-e, 87/1-c, 87/1-son maddelerinde düzenlenen suça ilişkin olağanüstü zamanaşımı süresinin 15 yıl olup, somut olayda zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Şikayetçi …’ın yaralanmasına ilişkin…Devlet Hastanesi Baştabipliğinde görevli beyin cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 17.12.2007 tarihli adli raporda “Skalpta 2 cmlik, 1cmlik skalpte kesi sütüre edilmiş, sol kulakta sütüreler mevcut, bu nedenle yüzde sabit ize neden olduğu ” bildirilmiş ise de; Adli Tıp Kriterleri ile Dairemizin istikrarlı uygulamalarına göre, yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaralama eylemine dair adli raporun olay tarihinden itibaren en az altı aylık süre geçtikten sonra Adli Tıp uzmanından ya da konusunda uzman doktordan alınması ve raporun yaranın niteliği ile sözel diyalog mesafesinden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edilip edilmediği gibi hususları içermesi gerekirken, olay tarihinden dokuz gün sonra 17.12.2007 tarihinde beyin cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen ve muayene bulgularına yer vermeyen adli raporun hükme esas alındığının anlaşılması karşısında, şikayetçinin tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alındıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 28.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.