Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/232 E. 2012/4882 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/232
KARAR NO : 2012/4882
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair … Aile Mahkemesinden verilen 17.05.2011 gün ve 171/413 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, tarafların 2004 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde satın alınarak davalı … adına tescil edilen 993 ada 8 parsel üzerindeki 2 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin vekil edeninden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yakın akrabası olan diğer davalı …’ya devredildiğini açıklayarak muvazaalı işlemin iptaliyle taşınmazın önceki malik … adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili davanın yersiz açıldığını, taşınmazların müvekkiline miras yoluyla kaldığını ve kişisel malı niteliğinde olduğunu, muvazaa iddiasının doğru bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 2 nolu bağımsız bölüm hakkındaki davanın atiye bırakılması nedeniyle bu taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 9 nolu bağımsız bölüme ilişkin davanın kabulüne, taşınmazın muvazaalı olarak davalı …’ya devredildiği gerekçesiyle 993 ada 8 parsel üzerindeki 9 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptaliyle davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyize konu dava konusu 993 ada 8 parsel üzerindeki 9 nolu bağımsız bölüm 31.01.2005 tarihinde davalı eski eş … adına tescil edilmiştir. 17.04.2008 tarihinde satış yoluyla diğer davalı …’ya devredilmiştir.
Dava; muvazaa nedenine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı kocanın evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmazın muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiğini ileri sürerek istekte bulunmuştur. Muvazaa nedeniyle açılmış bulunan eldeki davanın dayanağı Borçlar Kanununun 18.maddesi olup davalılar arasında gerçekleştiği ileri sürülen muvazaalı işlem davacı yönünden haksız eylem niteliğinde olup davacının katkı payı alacağının tahsilini sağlamak bakımından eldeki davayı açmakta hukuksal yararı bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri, HUMK.nun 1 vd.maddeleri uyarınca Aile Mahkemesi olmayıp dava değerine göre genel mahkemelerdir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her safhasında ileri sürülebileceği gibi kendiliğinden de gözönünde tutulması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan hususlar nazara alınarak görev yönünden davanın reddine karar verilerek dosyanın yetkili ve görevli Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.