Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/6069 E. 2012/6185 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6069
KARAR NO : 2012/6185
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı

… ile … aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair…Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 31.05.2011 gün ve 237/244 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.06.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat Selma Karaduman ve karşı taraftan davacı vekili Avukat Murat Şeref Baba geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili, tarafların evlendikleri tarihte davacının THY’nda hostes olarak çalıştığını, davalının bir işi olmadığını, davacının daha sonra eşine verdiği maddi ve manevi destek ile davalının ticarette işlerini geliştirdiğini, yüklüce mal varlığı edindiğini, belirlenen mal varlığının değerinin yarısının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talep miktarını 200.000 Dolar (44.060 TL) olarak açıklamıştır.
Davalı … vekili, evlenme sırasında vekil edeninin şirket sahibi olduğunu, davacının ise hostes olması sebebiyle gelirinin ancak yaşam tarzı itibariyle kendi ihtiyaçlarına bile yetmediğini, bunun dışında vekil edeni tarafından alınarak davacıya hediye edilen mal varlığının da dikkate alındığında katkı yapma imkanı da bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, 200.000 Dolar (dava tarihindeki harca esas değer 44.060 TL) katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 13.4.1978 tarihinde evlenmiş, 5.2.1998 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 16.2.2001 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur (TMK.nun 225/2 m.). MK.nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Taraflar arasında sözleşmeyle başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, (MK.nun 170.m.) bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK.nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler (4722 s.yür.k.m.10).
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya dahil edilen taşınmazlardan Şişli 2 ada 26 parseldeki 17-B nolu meskenin tamamı ile aynı apartmandaki 14 adet gayrimenkulün 1/66’şar payları 8.1.1988, Bakırköy 265 ada 45 parseldeki 10 numaralı çatı piyesli mesken 18.3.1994, Erdek Çayağzı Köyündeki mesken 22.6.1992 ve Büyükçekmece 195 ada 4 parseldeki tarla 10.2.1993 tarihinde davalı adına edinilmişlerdir. Bu taşınmazların edinme tarihleri itibariyle taraflar arasında mal ayrılığı rejimi geçerli olup davacının talebinin katkı payı alacağı olduğu konusunda duraksamamak gerekir.
Mahkemece, davacının katkı oranı tarafların teamülleri, emsallerinin sosyal statü ve yaşam standartları ile gelir seviyeleri gözetilerek % 30 olarak dikkate alınmış ve taşınmazların dava tarihindeki değerleri ile çarpılması sonunda davacının katkı payı alacağı tespit edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, tarafların çalışarak gelir elde ettikleri açık olup, yazılan yazılara alınan cevaplar karşısında taraf gelirlerinin net olarak belirlenme imkanı bulunmadığından hükme esas alınan bilirkişi raporunda tarafların sosyal statüleri ve yaşam tarzları da dikkate alınarak belirlenen % 30 katkı oranında bir isabetsizlik bulunmadığına, bu katkı oranı ile taşınmazın usulüne uygun şekilde belirlenen dava tarihi itibarıyla değerlerinin çarpılması neticesi katkı payı alacağı hesaplandığına ve davacının talebi ile bağlı kalınarak yazılı şekilde hüküm kurulduğuna göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Kaldı ki; davalının gelirinin daha fazla olduğu, davacının az bir gelir elde ettiğinin kabulü halinde dahi, tarafların kişisel harcamaları yanında TMK.nun 152.maddesi gereği erkeğin aileyi geçindirme yükümlülüğü de birlikte gözetildiğinde davacının katkı oranı yine en az % 15-20 olacaktır. Bu oranlar dikkate alınarak yapılacak hesaplamada da davacının katkı payı alacağının mahkemece, hükmedilen katkı payı alacağından daha az çıkmayacağı açıktır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile alınan uzman bilirkişi raporu ve bu tür davalarda uygulanması gereken fedakarlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet ilkeleri de birlikte gözetildiğinde davalı vekilinin temyiz itirazları bu yönden de yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü bulunan 654,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.962,87 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.