YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8055
KARAR NO : 2013/10441
KARAR TARİHİ : 01.07.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Kayyım atanmasına ilişkin talep üzerine İzmir 11. Sulh Hukuk Mahkemesi ve İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık, tapu kaydında malik hanesi boş olan taşınmazlar için verilen kayyım atanması kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İzmir 11. Sulh Hukuk Mahkemesince, kayyım atanması kararının kaldırılmasına ilişkin talep hakkında kayyım atanması kararını veren mahkemenin görevli olduğu, kayyımlık kararını veren 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin uyuşmazlığın çözümünde görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davanın kayyım tayinine dair davanın devamı mahiyetinde olmayıp davacının da o dosyada taraf olmadığı, eldeki davada taraf teşkilinin farklı olup yeni delillerin toplanması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
3561 s. Kanunun 2/1. maddesinde “TMK:nin 427 nci maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder.” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik hanesinin boş olduğu gerekçesiyle taşınmazlara kayyım tayin edilmiş olup, davacı eldeki davada
taşınmazların maliki olduğu iddiasıyla verilen kayyım kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 477/2. maddesinde ise “Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer.” hükmüne; 403/3. Maddesinde de “Bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 472/2. maddesinde “Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir.” hükmü getirilmiştir. Kayyımlığın kaldırılmasına ilişkin talep yönünden görevli mahkeme vesayet makamı olan Sulh Hukuk mahkemesi olup, bu durumda uyuşmazlığın İzmir 4.Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince İzmir 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 1.7.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.